Yazar: AvukatOfisi Editoryal Ekibi

Kategori: Hukuki Rehber

Etiketler: avukat, baroya şikayet, dilekçe, avukatlık kanunu, türkiye barolar birliği, şikayet dilekçesi, baro disiplin

Okuma Süresi: Yaklaşık 60 dakika

İçindekiler

  • Avukat Kimdir? Ne İş Yapar?
  • Hangi Durumlarda Avukat Baroya Şikayet Edilir?
  • Avukat Baroya Şikayet Edilirse Ne Olur?
  • Avukat Hakkında Soruşturma
  • Avukat Hakkında İlk İnceleme
  • Avukatın Haksız Yere Baroya Şikayeti
  • Avukat Şikayet Hattı
  • Avukatın Baroya Şikayeti Dilekçe Örneği
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • 1. Avukat Kimdir? Ne İş Yapar?

    Avukat, hukuk fakültesini başarıyla tamamlamış, avukatlık stajını geçirmiş ve Türkiye Barolar Birliği’ne bağlı ilgili baroda sicile kaydedilerek ruhsatnamesini almış, yargı organları önünde ve resmi makamlarda gerçek ve tüzel kişilerin haklarını savunmak, mahkemelerde ve resmi kurumlarda temsil etmek ve hukuki konularda danışmanlık sunmakla görevli ve yetkili kılınmış serbest meslek erbabıdır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, avukatın tanımını, görevlerini, haklarını ve yükümlülüklerini düzenleyen temel mevzuat kaynağıdır. Bu kanunun 1. maddesi uyarınca avukat, yargı organları önünde gerçek ve tüzel kişilerin haklarını savunan ve koruyan, bu kişilere hukuki konularda danışmanlık veren ve resmi makamlarda onları temsil eden kişidir.

    Avukatların temel görevleri arasında müvekkillerini yargı organları önünde temsil etmek, hukuki danışmanlık sunmak, dilekçe ve dava dosyaları hazırlamak, müvekkilleri adına anlaşmazlıkları çözmek ve uzlaşma sağlamak, icra ve iflas işlemlerini takip etmek, tapu işlemleri ve noterlik işlemleri için vekalet vermek, şirketlerin kuruluş ve ana sözleşme işlemlerini yürütmek, ceza davalarında sanık veya mağdur/şikayetçi temhih etmek yer almaktadır. Avukatlar aynı zamanda noterlik görevlerini de üstlenebilmekte, resmi belgeleri hazırlayıp onaylayabilmektedir.

    Avukatlık mesleği, Türkiye’de Anayasa’nın 129. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu madde uyarınca, avukatların görevlerini yerine getirmelerinden dolayı cezalandırılmaları yasak olup, avukatın bağımsızlığına ve mesleki özgürlüğüne sahip çıkılması devletin temel yükümlülüklerinden birini oluşturmaktadır. Avukatlar, mesleklerini icra ederken bağımsızlık ilkesine tabi olup, hiçbir organ, makam veya kişinin avukata mesleki faaliyetleri nedeniyle müdahale etme yetkisi bulunmamaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi, avukatın bağımsızlığını açıkça ortaya koyarak, avukatın yalnızca kanun, adalet ve hakkaniyete bağlı olduğunu belirtmektedir.

    Türkiye’de avukatlık mesleğinin örgütsel yapısı, Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve illerde faaliyet gösteren barolar aracılığıyla düzenlenmektedir. Her ilde kurulu barolar, avukatların sicil kayıtlarını tutmakta, mesleki eğitim ve denetim faaliyetlerini yürütmekte ve disiplin işlemlerini gerçekleştirmektedir. Türkiye Barolar Birliği ise tüm baroların çatı kuruluşu olarak faaliyet göstermekte, mesleki standartları belirlemekte ve avukatlık mesleğinin gelişimini sağlamaktadır. barobirlik.org.tr üzerinden avukatlık mesleğine ilişkin güncel bilgilere ve mevzuata erişim sağlanabilmektedir.

    Avukatlık mesleğinin tarihi, Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanmaktadır. 1876 tarihli Birinci Meşrutiyet döneminde kabul edilen Tüzükname-i Ehli Hadem-i Adliye, avukatlık mesleğinin organize bir şekilde düzenlenmesinin ilk örneklerinden birini oluşturmaktadır. 1924 yılında kabul edilen 711 sayılı Avukatlık Kanunu, modern Türk avukatlık mesleğinin temellerini atmıştır. 1969 yılında yürürlüğe giren 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ise günümüzde de yürürlükte olan temel mevzuat kaynağı olup, avukatlık mesleğinin tüm yönlerini kapsamlı bir şekilde düzenlemektedir. Bu kanun, avukatın tanımını, haklarını, yükümlülüklerini, mesleğe kabul koşullarını, disiplin kurallarını ve baroların organizasyonunu detaylı olarak ele almaktadır.

    Avukatlık mesleğinin Türkiye’deki güncel durumuna bakıldığında, yaklaşık 130’u aşkın baro bulunmakta ve toplam avukat sayısı 200.000’i geçmektedir. Bu rakamlar, Türkiye’nin Avrupa’da en kalabalık avukat populasyonuna sahip ülkelerinden biri olduğunu göstermektedir. Avukatların coğrafi dağılımı dengesiz olmakla birlikte, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde avukat yoğunluğu oldukça yüksektir. Son yıllarda avukatlık mesleğinin statüsü, niteliği ve denetimi konusunda önemli tartışmalar devam etmekte olup, barolar ve Türkiye Barolar Birliği bu tartışmaların merkezinde yer almaktadır.

    Avukatlık mesleğine kabul için gereken şartlar, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 4. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre avukat olabilmek için Türk vatandaşı olmak veya Türkiye’de avukatlık yapma hakkına sahip yabancı uyruklu olmak, hukuk fakültesini birinci öğrenci olarak bitirmiş olmak veya yabancı hukuk fakültelerini Türkiye’de denkliği kabul edilmiş olmak, stajyer avukat olarak en az bir yıl staj yapmış olmak, avukatlık ruhsatnamesi almış olmak ve meslekte yeterli bilgi ve deneyim sahibi bulunmak gerekmektedir. Bu şartların her birinin eksiksiz olarak sağlanması zorunlu olup, şartlardan herhangi birinin taşınmaması halinde avukatlık siciline kayıt yapılmamaktadır.

    2. Hangi Durumlarda Avukat Baroya Şikayet Edilir?

    Avukatlık mesleği, toplumun adalete erişim hakkının güvencesi olan son derece önemli ve hassas bir meslektir. Bu nedenle avukatların mesleki faaliyetlerini belirli etik kurallar ve hukuki düzenlemeler çerçevesinde yürütmeleri zorunludur. Avukatlık Kanunu ve meslek içi düzenlemeler, avukatların uyması gereken davranış kurallarını belirlemekte ve bu kurallara aykırı davranışların disiplin kovuşturmasına konu olmasını sağlamaktadır. Bir avukat hakkında baroya şikayet dilekçesi verilebilecek durumların başlıcalarını şu şekilde sıralamak mümkündür.

    Müvekkiline karşı vekalet sözleşmesine aykırı davranmak, avukat baroya şikayetinin en yaygın sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Avukat, müvekkiliyle akdettiği vekalet sözleşmesi kapsamında belirli yükümlülükler üstlenmektedir. Bu yükümlülüklere aykırı hareket etmek, örneğin davayı takip etmemek, müvekkilini mahkemede temsil etmemek, alınan ücreti haksız tutmak veya müvekkilinin dosyasına ilişkin bilgileri gizlemek gibi durumlar şikayet sebebi teşkil etmektedir.

    Haksız para talep etmek veya fazla ücret almak da baroya şikayet sebebidir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, avukatların alabilecekleri minimum ücretleri belirlemektedir. Bu tarifenin altında ücret almak genellikle serbest olmakla birlikte, tarifenin çok üzerinde ve haksız şekilde yüksek ücret talep etmek veya müvekkilini yanıltarak fazla ücret almak disiplin suçudur. Aynı şekilde, avans olarak alınan paraların işlem yapılmadan iade edilmemesi de şikayete konu olabilmektedir.

    Meslek sırrına aykırı davranmak, avukatlık mesleğinin en önemli etik ilkelerinden birinin ihlalidir. Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca, avukatlar görevlerini ifa ettikleri sırada öğrendikleri hususları, müvekkilinin rızası olmaksızın ifşa edemezler. Bu sır saklama yükümlülüğü, avukatlık mesleğinin temel güvencesidir ve bu yükümlülüğe aykırı davranan avukatlar hakkında disiplin kovuşturması başlatılmaktadır. Müvekkilinin adli süreçlere ilişkin bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmak veya bu bilgileri kendi menfaatine kullanmak bu kapsamda değerlendirilmektedir.

    Mahkeme kararlarını uygulamamak veya yargılama sürecine saygısızlık etmek de şikayet sebebi oluşturmaktadır. Avukatın, mahkemece verilen ara kararlarını yerine getirmemesi, duruşmalara mazeretsiz olarak katılmaması veya mahkemenin düzenini bozacak davranışlarda bulunması disiplin kovuşturmasına yol açabilmektedir. Özellikle duruşma salonunda hakime veya karşı tarafa hakaret edilmesi, tehditkâr ifadeler kullanılması gibi durumlar ciddi disiplin suçları arasında sayılmaktadır.

    Sahte veya yanıltıcı belge düzenlemek, avukatlık mesleği açısından ağır disiplin suçlarından birini oluşturmaktadır. Müvekkil adına sahte dilekçe imzalamak, mahkemeye sahte delil sunmak veya gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak, avukatın barodan çıkarılmasına kadar varabilecek ağır cezalarla sonuçlanabilecek eylemlerdir. Bu tür eylemler aynı zamanda ceza kanunları kapsamında da sorumluluk doğurmakta ve avukat hakkında adli kovuşturma başlatılmasını gerektirmektedir.

    Karşı tarafla gizli anlaşma yapmak veya çıkar çatışması içinde olmak, avukatlık meslek etiğinin temel ihlallerinden birini teşkil etmektedir. Avukat, bir davada veya hukuki işlemde aynı tarafta yer alan tarafların çıkarlarını aynı anda savunamaz ve karşı taraftan menfaat sağlayamaz. Bu durum, avukatlık mesleğinin en temel çıkar çatışması kurallarından biridir ve ihlali halinde disiplin cezası kaçınılmazdır.

    Avukatlık ruhsatnamesini başkasına kullandırmak veya başkasının işlemlerini kendi ruhsatnamesi altında yapmak da son derece ciddi bir suç teşkil etmektedir. Avukatlık ruhsatnamesi şahsi olup, başkasına devredilemez veya kullanımına izin verilemez. Ruhsatnamenin başkası tarafından kullanılması, hem ruhsatname sahibi avukat hem de kullanan kişi hakkında suç duyurusu ve disiplin kovuşturması sonucunu doğurmaktadır.

    Müvekkilini tehdit etmek, korkutmak veya baskı altına almak, avukatlık mesleğinin onur ve güvenilirliğine gölge düşüren eylemler arasındadır. Özellikle dava sonucu hakkında gerçek dışı vaatlerde bulunmak, davayı kazanacağını garanti etmek veya kaybedeceğini söyleyerek müvekkilini sindirmeye çalışmak etik ihlaller kapsamında değerlendirilmektedir. Avukatlık Kanunu’nun 128. maddesi, avukatın görevini ifa ederken uyacağı etik kuralları düzenlemekte ve bu kurallara aykırı davranışların disiplin cezasını gerektireceğini açıkça belirtmektedir.

    Davaları kasıtlı olarak geciktirmek veya süresi içinde işlem yapmamak da baroya şikayet sebebinin önemli maddelerinden birini oluşturmaktadır. Avukatın, vekalet aldığı davayı kasıtlı olarak geciktirmesi, duruşmalara mazeretsiz olarak katılmaması, dosya üzerinde gereken işlemleri yapmaması veya müvekkilinin talep ettiği bilgileri vermemesi, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmektedir. Bu tür davranışlar, müvekkilin davayı kaybetmesine veya hak kaybına uğramasına neden olabilmektedir.

    Müvekkilinin parasını usulsüz kullanmak veya vekalet ücretini haksız alma durumları da disiplin suçu kapsamında değerlendirilmektedir. Avukat, müvekkilinden aldığı avansları yalnızca belirlenen amaç doğrultusunda kullanmakla yükümlüdür. Avans olarak alınan paraların işlem yapılmadan veya gereksiz yere harcanması, müvekkilinin mali zarara uğramasına yol açmaktadır. Bu tür durumlar, disiplin kovuşturmasının yanı sıra adli kovuşturmayı da gerektirebilmektedir.

    Avukatlık mesleğini ticarileştirmek veya meslek dışı faaliyetlerle avukatlık faaliyetini birleştirmek de sınırları belirlenmiş yasaklar arasındadır. Avukatlık Kanunu, avukatların belirli ticari faaliyetlerde bulunmasını yasaklamakta veya kısıtlamaktadır. Bu sınırların aşılması, disiplin cezasını gerektirmektedir. Özellikle avukatlık bürosunun, kanuna aykırı şekilde ticari bir işletmeye dönüştürülmesi veya avukatlık faaliyetinin başka bir meslek adı altında gizlenmesi ciddi disiplin suçları arasında sayılmaktadır.

    Yargı organları önünde saygısız veya uygunsuz davranış sergilemek de baroya şikayet sebebi oluşturmaktadır. Mahkeme salonunda sigara içmek, alkol veya uyuşturucu etkisi altında bulunmak, hakime veya karşı tarafa hakaret etmek, tehditkâr veya aşağılayıcı ifadeler kullanmak, duruşma düzenini bozmak gibi davranışlar disiplin suçu teşkil etmektedir. Bu tür davranışlar, avukatlık mesleğinin onur ve güvenilirliğine zarar vermekte ve disiplin kurulunca ağır cezalarla sonuçlanabilmektedir.

    3. Avukat Baroya Şikayet Edilirse Ne Olur?

    Bir avukat hakkında baroya şikayet dilekçesi verildiğinde, süreç Avukatlık Kanunu’nun 93 ila 112. maddeleri arasında düzenlenen disiplin kovuşturması prosedürüne tabi olmaktadır. Bu süreç, şikayet dilekçesinin baroya ulaşmasıyla başlamakta ve belirli aşamalardan geçerek sonuçlanmaktadır. Disiplin kovuşturması, avukatın mesleki davranış kurallarına aykırı hareket edip etmediğinin tespiti amacıyla yürütülen resmi bir inceleme sürecidir.

    Şikayet dilekçesi baroya ulaştıktan sonra, baro yönetimi dilekçeyi değerlendirmekte ve gerekli gördüğü hallerde dosyayı disiplin kuruluna sevk etmektedir. Disiplin kurulu, şikayet konusu olayı incelemeye başlamakta ve avukata yazılı savunma hakkı tanımaktadır. Avukata, hakkındaki iddialara karşı savunma yapabilmesi için belirli bir süre verilmekte ve bu süre içinde yazılı savunmasını sunması istenmektedir. Savunma süresi genellikle 15 gün ile 30 gün arasında değişmektedir.

    Disiplin kurulu, şikayetçinin dilekçesini ve avukatın savunmasını değerlendirdikten sonra, gerekli gördüğü hallerde tanık dinleme, belge inceleme ve yerinde inceleme gibi ek işlemler yapabilmektedir. Bu aşamada her iki tarafın da delil sunma hakkı bulunmakta ve disiplin kurulu tarafsız bir şekilde olayları değerlendirmektedir. Disiplin kurulu, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda bir karar vermektedir.

    Disiplin kurulu kararları, suçun niteliğine göre farklı yaptırımlar içermektedir. Uyarı cezası, en hafif disiplin cezası olup, avukata mesleki davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin bildirilmesidir. Kınama cezası, avukatın yaptığı davranışın yanlışlığının resmen tespit edilmesi ve kınandığının bildirilmesidir. Para cezası, belirli bir meblağın devlete ödenmek üzere hükmedilmesidir. Geçici olarak meslekten yasaklama, belirli bir süre (genellikle bir aydan bir yıla kadar) avukatlık faaliyetlerinin durdurulmasıdır. Kesin olarak meslekten çıkarma ise en ağır disiplin cezası olup, avukatın avukatlık ruhsatnamesinin geri alınması ve bir daha avukatlık mesleğini icra edememesi anlamına gelmektedir.

    Avukat hakkında verilen disiplin kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Disiplin kurulunun kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde baro yönetim kuruluna itiraz edilebilmektedir. Baro yönetim kurulunun itiraz üzerine verdiği karara karşı ise Yargıtay’a başvuru mümkündür. Yargıtay, disiplin cezalarını hukuka uygunluk yönünden denetlemekte ve bozma kararı verebilmektedir.

    Disiplin kovuşturması sürecinde avukatın sessiz kalma hakkı bulunmamakta, aksine disiplin kurulunun tüm sorularını yanıtlama ve kendini savunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak avukat, savunmasını hazırlaması ve delil sunması için yeterli süre talep etme hakkına sahiptir. Disiplin kovuşturması, ceza yargılamasından bağımsız olarak yürütülmekte olup, bir avukat hakkında ceza davası açılmış olması, disiplin sürecinin askıya alınmasını gerektirmemektedir. Disiplin kurulu, ceza mahkemesinin kararından bağımsız olarak disiplin cezası verebilmektedir.

    Disiplin kurallarının sınıflandırılması, Avukatlık Kanunu’nun 128 ve devamı maddelerinde yapılmıştır. Bu sınıflandırma, disiplin suçlarının niteliğine göre farklı yaptırımların uygulanmasını sağlamaktadır. Kanun, suçları genel olarak “ağır disiplin suçları” ve “hafif disiplin suçları” olarak ikiye ayırmaktadır. Ağır disiplin suçları, doğrudan mesleğin onur ve güvenilirliğini zedeleyen eylemleri kapsamakta olup, kesin meslekten çıkarma cezasını gerektirebilmektedir. Hafif disiplin suçları ise mesleki davranış kurallarına uyulmaması gibi durumları kapsamakta olup, uyarı veya kınama cezasıyla sonuçlanabilmektedir.

    Disiplin cezalarının yeniden değerlendirilmesi ve kaldırılması da mümkündür. Avukatlık Kanunu’nun 111. maddesi uyarınca, verilen disiplin cezaları, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde şartlı olarak kaldırılabilmektedir. Buna göre, avukatın disiplin cezasını aldıktan sonra belirli bir süre (genellikle 3 yıl) herhangi bir disiplin suçu işlememesi ve mesleğini düzgün bir şekilde sürdürmesi halinde, ceza sicilden silinebilmektedir. Bu düzenleme, avukatlara ikinci bir şans tanımakta ve mesleğe geri dönüşü mümkün kılmaktadır.

    Disiplin kovuşturmasının yargısal denetimi, avukatın haklarının korunması açısından son derece önemlidir. Disiplin kurulu kararları, yargı denetimine tabi olup, avukatın yetkili idari mahkemeye başvurarak iptal talebinde bulunması mümkündür. İdari mahkeme, disiplin kurulu kararlarını hem usul hem de eser yönünden denetlemekte ve hukuka aykırı bulunan kararları iptal etmektedir. İdari mahkeme kararına karşı istinaf yolu açık olup, Bölge İdare Mahkemesi kararı nihai niteliktedir. Ancak certain durumlarda Danıştay’a temyiz yolu da bulunmaktadır.

    4. Avukat Hakkında Soruşturma

    Avukatlık Kanunu’nun 93. maddesi uyarınca, avukat hakkında soruşturma, baro yönetim kurulunun kararı üzerine başlatılmaktadır. Soruşturma, şikayet dilekçesinde ileri sürülen iddiaların gerçekliğinin tespiti amacıyla yürütülen kapsamlı bir inceleme sürecidir. Bu süreç, disiplin kovuşturmasının ilk aşamasını oluşturmakta ve disiplin kurulunun nihai kararına kadar devam etmektedir.

    Soruşturma aşamasında baro yönetim kurulu, şikayetçinin iddialarını değerlendirmekte, gerekli gördüğü hallerde şikayetçiyi ve tanıkları dinlemekte, ilgili belgeleri talep etmekte ve olayın aydınlatılmasına yönelik tüm delilleri toplamaktadır. Bu aşamada adil yargılanma hakkı ilkeleri gözetilmekte ve avukata kendini savunma fırsatı tanınmaktadır. Avukat, soruşturma sürecinde bir avukat tutma hakkına sahiptir ve bu hakkını kullanabilmektedir.

    Soruşturma sonucunda baro yönetim kurulu, ya dosyayı kapatarak disiplin kovuşturması sürecine gerek olmadığına karar verebilmekte ya da disiplin kovuşturması açılmasını gerektirecek kadar ciddi bir durumun varlığı halinde dosyayı disiplin kuruluna sevk etmektedir. Soruşturmanın kapsamı ve derinliği, şikayetin niteliğine ve iddiaların ciddiyetine göre değişmektedir.

    Soruşturma aşamasında dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan biri, dosyaların gizliliği ilkesidir. Disiplin soruşturması dosyaları, açık bir kanun hükmü bulunmadıkça üçüncü kişilere veya kurumlara verilmemektedir. Bu gizlilik, hem şikayetçinin hem de şikayet edilen avukatın kişisel verilerinin korunmasını sağlamaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 99. maddesi, soruşturma dosyalarının gizliliğini açıkça düzenlemektedir.

    Soruşturma sürecinde avukat hakkında geçici önlem alınması da mümkündür. Baro yönetim kurulu, soruşturma devam ederken, avukatın mesleki faaliyetlerinin devamının kamu yararını tehdit edeceği kanaatine varırsa, disiplin kurulunun kararını beklemeksizin geçici olarak avukatlık faaliyetlerinin durdurulmasına karar verebilmektedir. Bu geçici önlem, soruşturma sonunda verilecek nihai karardan bağımsız olup, nihai kararla birlikte değerlendirilmektedir. Geçici önlem kararı, avukata tebliğ edilmekte ve avukat bu karara karşı idari yargıya başvurabilmektedir.

    Soruşturma sürecinde toplanan deliller ve yapılan değerlendirmeler, bir soruşturma raporu halinde disiplin kuruluna sunulmaktadır. Bu rapor, şikayetçinin iddialarının somut olup olmadığını, delillerin yeterliliğini, avukatın savunmasının değerlendirilmesini ve disiplin kovuşturması açılıp açılmayacağına ilişkin baro yönetim kurulunun görüşünü içermektedir. Disiplin kurulu, bu raporu değerlendirerek soruşturmanın genişletilmesine veya disiplin kovuşturması açılmasına karar verebilmektedir.

    Soruşturma aşamasında dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da çelişme ilkesidir. Disiplin kovuşturmasında da ceza yargılamasında olduğu gibi, şikayetçinin iddialarına karşı avukatın savunma yapabilmesi için yeterli süre ve olanak tanınması gerekmektedir. Avukata, hakkındaki iddiaların ne olduğu, hangi delillerin mevcut olduğu ve savunmasını nasıl hazırlayacağı konusunda bilgi verilmesi zorunludur. Bu ilkenin ihlali, disiplin kararının hukuka aykırılığı iddiasıyla yargısal denetime tabi tutulmasını gerektirebilmektedir.

    5. Avukat Hakkında İlk İnceleme

    Avukat hakkında şikayet dilekçesi alan baro yönetim kurulu, disiplin kovuşturması sürecine geçmeden önce bir ilk inceleme aşamasından geçmektedir. Bu ilk inceleme, şikayetin kabule değer olup olmadığının, yani disiplin kovuşturması açılmasını gerektirecek nitelikte olup olmadığının tespiti amacıyla yapılmaktadır. İlk inceleme aşaması, gereksiz veya mesnetsiz şikayetlerin disiplin kuruluna intikal etmeden önce ayıklanmasını sağlamaktadır.

    İlk inceleme aşamasında baro yönetim kurulu, şikayet dilekçesinin şekli ve içeriği bakımından bir değerlendirme yapmaktadır. Dilekçede kimlik bilgilerinin açıkça belirtilip belirtilmediği, şikayet konusu olayların somut ve tarihsel olarak belirlenebilir nitelikte olup olmadığı, şikayet sebeplerinin disiplin kovuşturmasını gerektirecek nitelikte olup olmadığı ve dilekçenin imzalı ve tarihli olup olmadığı bu değerlendirmenin kapsamındadır.

    İlk inceleme sonucunda baro yönetim kurulu üç farklı karardan birini verebilmektedir. Birincisi, şikayetin kabul edilmemesi kararıdır; bu karar, şikayet dilekçesinin nitelikleri itibarıyla disiplin kovuşturması açılmasını gerektirmediği hallerde verilmektedir. İkincisi, şikayetçiye eksikliklerini tamamlaması için süre verilmesi kararıdır; bu karar, dilekçede bazı eksiklikler bulunması halinde verilmekte ve şikayetçiden belirli süre içinde eksikliklerin giderilmesi istenmektedir. Üçüncüsü ise şikayetin disiplin kuruluna sevk edilmesi kararıdır; bu kararla birlikte dosya, disiplin kuruluna gönderilmekte ve disiplin kovuşturması süreci resmen başlamaktadır.

    İlk inceleme aşamasının amacı, hem şikayetçilerin haklı şikayetlerinin hızlı bir şekilde sonuçlanmasını sağlamak hem de avukatları gereksiz yere uzun ve yıpratıcı disiplin süreçlerinden korumaktır. Bu denge, avukatlık mesleğinin saygınlığının korunması ve avukatların da haklarının güvence altına alınması açısından son derece önemlidir. İlk inceleme aşaması genellikle 30 gün içinde sonuçlandırılmaktadır, ancak karmaşık dosyalarda bu süre uzayabilmektedir.

    İlk inceleme aşamasında baro yönetim kurulu, şikayet dilekçesinin esaslı unsurlarını da değerlendirmektedir. Şikayet konusu olayın, disiplin kovuşturması kapsamında bir suç oluşturup oluşturmadığı, olayın Avukatlık Kanunu’nda düzenlenen disiplin suçları kapsamında olup olmadığı ve şikayetçinin meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı bu değerlendirmenin kapsamındadır. Şikayet dilekçesinde, şikayet konusu olayların kronolojik olarak sıralanması, her bir olayın tarih ve yerinin belirtilmesi, olayların avukatın hangi davranışından kaynaklandığının açıklanması ve şikayetçinin bu davranışlardan nasıl etkilendiğinin ifade edilmesi gerekmektedir.

    İlk inceleme aşamasında şikayet dilekçesinin eksik veya hatalı olması durumunda baro yönetim kurulu, şikayetçiye bu eksiklikleri giderme fırsatı tanımaktadır. Bu süreç, şikayetçinin daha kapsamlı ve somut bir dilekçe hazırlamasına olanak tanımaktadır. Eksikliklerin tamamlanması için verilen süre genellikle 15 gün ile 30 gün arasında değişmekte olup, şikayetçinin bu süre içinde gerekli düzeltmeleri yapmaması halinde şikayet dilekçesi işlemden kaldırılabilmektedir. Ancak şikayetçinin haklı bir mazeretinin bulunması halinde bu süre uzatılabilmektedir.

    İlk inceleme aşamasının şikayetçi açısından avantajları da bulunmaktadır. Bu aşamada şikayetçi, dilekçesindeki eksiklikleri giderme ve iddialarını daha somut hale getirme fırsatı bulmaktadır. Şikayetçi, ilk inceleme sürecinde yeni deliller sunabilmekte ve şikayet konusu olaylara ilişkin ek açıklamalarda bulunabilmektedir. Bu sayede şikayetçi, disiplin kuruluna sevk edilecek dosyayı daha güçlü hale getirme imkanına sahip olmaktadır.

    6. Avukatın Haksız Yere Baroya Şikayeti

    Avukatlık mesleğinin saygınlığını korumak kadar, avukatların haksız ve mesnetsiz şikayetlerden korunması da büyük önem taşımaktadır. Her ne kadar avukatlık mesleğinin denetlenmesi ve disiplin altında tutulması toplum yararına ise de, bazı durumlarda avukatlar kötü niyetli veya haksız şikayetlere maruz kalabilmektedir. Bu tür durumların tespiti ve avukatın itibarının korunması, disiplin süreçlerinin adaletli yürütülmesi açısından kritik öneme sahiptir.

    Haksız şikayetin tespiti için öncelikle şikayetçinin motivasyonunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Şikayetçinin, avukatın davranışlarından gerçekten zarar görüp görmediği veya şikayetin başka amaçlarla (rekabet, intikam, baskı vb.) yapılıp yapılmadığı incelenmektedir. Özellikle davayı kaybeden müvekkillerin, avukatlarını sorumlu tutarak haksız şikayette bulunması yaygın bir durumdur. Bu gibi hallerde şikayetçinin, avukatın mesleki davranışlarıyla değil, davanın sonucuyla motive olduğu açıkça ortaya çıkabilmektedir.

    Şikayetin somut olup olmadığı da değerlendirilmektedir. Soyut ve genel nitelikteki şikayetler, somut olaylara ve delillere dayanmayan iddialar, genellikle haksız şikayet olarak nitelendirilmektedir. Disiplin kurulu, şikayet dilekçesindeki iddiaların somut olaylarla desteklenip desteklenmediğini, delillerin mevcut olup olmadığını ve iddiaların doğrulanabilir nitelikte olup olmadığını incelemektedir.

    Haksız şikayet iddiasında bulunan avukat, şikayetçinin kötü niyetli olduğunu ispatlamak durumundadır. Avukat, şikayetin haksız olduğunu savunma dilekçesinde belirtebilmekte ve buna ilişkin deliller sunabilmektedir. Disiplin kurulu, avukatın bu savunmasını değerlendirmekte ve şikayetin haklı olup olmadığına karar vermektedir. Avukatın haksız şikayete uğradığının tespiti halinde, disiplin dosyası kapatılmakta ve avukatın itibarı korunmaktadır.

    Haksız şikayet nedeniyle mağdur olan avukatın tazminat talep etme hakkı da bulunmaktadır. Avukat, haksız şikayet nedeniyle uğradığı manevi ve maddi zararlar için şikayetçiye karşı tazminat davası açabilmektedir. Bu dava, genellikle adli yargıda görülmekte olup, şikayetçinin kusurunun ve zararın ispatlanması gerekmektedir. Ancak bu tür davaların açılması, disiplin sürecinden tamamen bağımsız olup, disiplin kovuşturmasının sonucundan etkilenmemektedir.

    Baroların da haksız şikayetlere karşı avukatları korumak amacıyla çeşitli tedbirler aldığı bilinmektedir. Özellikle tekrarlayan ve mesnetsiz şikayetler için baro yönetim kurulu, şikayetçiye karşı belirli yaptırımlar uygulayabilmektedir. Bu yaptırımlar, şikayetçinin gelecekteki başvurularının daha sıkı değerlendirmeye tabi tutulmasından, şikayetçinin baro düzenlemelerine aykırı davranışları tespit edildiğinde kendisi hakkında işlem yapılmasına kadar uzanan bir yelpazede yer alabilmektedir.

    7. Avukat Şikayet Hattı

    Avukatlık mesleğinin etik kurallara uygun şekilde icra edilmesini sağlamak ve toplumun avukatlık hizmetlerine güvenini korumak amacıyla çeşitli şikayet mekanizmaları oluşturulmuştur. Bu mekanizmalar, vatandaşların avukatlara karşı şikayetlerini iletebilmelerini kolaylaştırmakta ve baroların disiplin süreçlerini etkin bir şekilde yürütmesine olanak tanımaktadır. Avukat şikayet hattı, bu mekanizmaların en önemli parçasını oluşturmaktadır.

    Türkiye Barolar Birliği Şikayet Hattı, avukatlar hakkındaki şikayetlerin iletilmesi için oluşturulmuş merkezi bir başvuru noktasıdır. Vatandaşlar, barobirlik.org.tr üzerinden veya doğrudan ilgili baroya başvurarak avukatlara karşı şikayetlerini iletebilmektedir. Bu şikayetler, ilgili baro tarafından değerlendirilmekte ve gerekli görüldüğü hallerde disiplin kovuşturması süreci başlatılmaktadır. Türkiye Barolar Birliği’nin merkezi şikayet hattı, özellikle birden fazla ilde faaliyet gösteren avukatlar hakkındaki şikayetlerin koordineli bir şekilde değerlendirilmesini sağlamaktadır.

    Baro Disiplin Kurulu Başvurusu, şikayet sürecinin en yaygın kullanılan yoludur. Vatandaşlar, avukatın kayıtlı olduğu baro disiplin kuruluna doğrudan dilekçe ile başvurabilmektedir. Başvuru dilekçesinde şikayetçinin kimlik bilgileri, şikayet edilen avukatın bilgileri, şikayet konusu olayların detaylı açıklaması, olayların tarih ve yer belirtilerek somut şekilde ifade edilmesi ve talep edilen hususun açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Disiplin kurulu, bu dilekçeyi değerlendirdikten sonra disiplin kovuşturması açılıp açılmayacağına karar vermektedir.

    e-Devlet Üzerinden Başvuru, günümüzde avukat şikayet sürecinin dijitalleşmesiyle birlikte yaygınlaşan bir başvuru yoludur. Vatandaşlar, e-Devlet kapısı üzerinden ilgili baro hizmetine girerek şikayet başvurusunda bulunabilmektedir. Bu yöntem, başvuru sürecini kolaylaştırmakta ve başvuruların takibini basitleştirmektedir. e-Devlet üzerinden yapılan başvurular, kağıt ortamında yapılan başvurularla aynı hukuki geçerliliğe sahiptir.

    Baroların Hukuk Büroları ve Danışma Merkezleri, avukatlık hizmetlerine ilişkin şikayetlerin ön değerlendirmesini yapmaktadır. Bu birimler, şikayetçilere gerekli bilgileri vermekte, şikayet sürecinin nasıl işleyeceğini açıklamakta ve gerektiğinde şikayet dilekçelerinin hazırlanmasında yardımcı olmaktadır. Bu merkezler, özellikle hukuki desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların şikayet sürecine erişimini kolaylaştırmaktadır.

    Şikayet hattına başvururken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, başvurunun mümkün olan en kısa sürede yapılmasıdır. Disiplin kovuşturmasında zamanaşımı süreleri bulunmakta olup, bazı disiplin suçları için kovuşturma zamanaşımı süresi dolduktan sonra şikayet kabul edilmeyebilmektedir. Avukatlık Kanunu’nun 101. maddesi, disiplin kovuşturması için zamanaşımı sürelerini düzenlemekte olup, bu sürelere riayet edilmesi şikayetin değerlendirilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Şikayet dilekçesi hazırlanırken, olayların kronolojik sırası, tarih ve yer bilgileri, tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri ve talep edilen hususun açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

    Şikayet sürecinin dijital dönüşümü son yıllarda hız kazanmıştır. e-Devlet, mobil uygulamalar ve online başvuru sistemleri aracılığıyla vatandaşlar artık barolara şikayette bulunmak için fiziksel olarak baro binasına gitmek zorunda kalmamaktadır. Bu dijitalleşme, başvuru sürecini hızlandırmakta, başvuruların takibini kolaylaştırmakta ve vatandaşların avukatlık hizmetlerine erişimini artırmaktadır. Türkiye Barolar Birliği, bu dijital dönüşüm sürecini desteklemekte ve baroların teknolojik altyapısını güçlendirmektedir.

    8. Avukatın Baroya Şikayeti Dilekçe Örneği

    Aşağıda, avukat baroya şikayet dilekçesi örneği sunulmaktadır. Bu örnek, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut duruma göre değiştirilip kullanılmalıdır. Dilekçenin içeriği, şikayet konusu olayın niteliğine, şikayetçinin durumuna ve talep edilen hususlara göre özelleştirilmelidir. Mevzuat düzenlemeleri ve güncel içtihatlar doğrultusunda dilekçenin güncellenmesi önerilmektedir.

    T.C.

    [İL ADI] BAROSU

    Disiplin Kurulu Başkanlığı’na

    Konum: [Şikayetçinin Tam Adı ve Soyadı]

    T.C. Kimlik No: [Şikayetçinin T.C. Kimlik Numarası]

    Adres: [Şikayetçinin Tam Adresi]

    Telefon: [Şikayetçinin Telefon Numarası]

    E-posta: [Şikayetçinin E-posta Adresi]

    Şikayet Edilen Avukat: [Şikayet Edilen Avukatın Tam Adı ve Soyadı]

    Barosu: [Şikayet Edilen Avukatın Kayıtlı Olduğu Baro]

    Avukatlık Ruhsat No: [Şikayet Edilen Avukatın Ruhsat Numarası]

    Adres: [Şikayet Edilen Avukatın İş Adresi]

    Tarih: [Dilekçenin Yazıldığı Tarih]

    Konu: [Şikayet Edilen Avukatın Adı Soyadı] hakkında, Avukatlık Kanunu’nun 128 ve devamı maddeleri kapsamında disiplin kovuşturması açılması talebi.

    AÇIKLAMALAR

  • Giriş ve Taraflar Arasındaki İlişki
  • Ben, [Şikayetçinin Adı Soyadı], [şikayet edilen avukatın adı soyadı] hakkında işbu dilekçe ile baranıza başvurmaktayım. Şikayet edilen Av. [Şikayet Edilen Avukatın Adı Soyadı], [dava veya işlemin niteliği] konusunda [tarih] tarihinde kendisiyle vekalet sözleşmesi akdetmiş ve bu kapsamda [davanın veya işlemin konusu] için kendisini yetkilendirmiş bulunmaktayım. Vekalet sözleşmesi, [sözleşmenin akdedildiği tarih] tarihinde imzalanmış olup, [ücret miktarı ve ödeme şekli] kararlaştırılmıştır.

  • Şikayet Konusu Olayların Detaylı Açıklaması
  • Şikayet konusu olaylar, [olayların başladığı tarih] tarihinden itibaren başlamış olup, aşağıda kronolojik sırayla açıklanmıştır:

    a) [Birinci olayın detaylı açıklaması, tarih, yer ve olayın nasıl geliştiği belirtilmelidir. Şikayet edilen avukatın hangi davranışı sergilediği, bu davranışın müvekkil olarak şikayetçiye nasıl zarar verdiği açıkça ifade edilmelidir.]

    b) [İkinci olayın detaylı açıklaması, tarih, yer ve olayın nasıl geliştiği belirtilmelidir. Her olay için somut delillerin mevcut ise belirtilmesi gerekmektedir.]

    c) [Üçüncü olayın detaylı açıklaması. Şikayetin kapsamına göre daha fazla olay maddesi eklenebilir.]

  • Şikayet Sebeplerinin Hukuki Değerlendirmesi
  • Yukarıda açıklanan olaylar, [şikayet edilen avukatın yaptığı ihlaller] nedeniyle aşağıdaki disiplin suçlarının oluştuğunu göstermektedir:

  • Avukatlık Kanunu’nun 128. maddesi kapsamında meslek etiğine aykırı davranış: [Açıklama]
  • Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesi kapsamında meslek sırrına aykırı hareket: [Açıklama]
  • Vekalet sözleşmesine aykırı davranış: [Açıklama]
  • [Diğer şikayet sebepleri ve ilgili kanun maddeleri belirtilmelidir.]
  • Şikayet edilen avukatın yukarıda belirtilen davranışları, Avukatlık Kanunu’nun 128. maddesinde düzenlenen genel disiplin suçlarını oluşturmakta ve 93-112. maddeleri arasında düzenlenen disiplin kovuşturması prosedürüne tabi olmaktadır.

  • Uğranılan Zararlar
  • Şikayet edilen avukatın yukarıda açıklanan davranışları nedeniyle aşağıdaki zararlara uğramış bulunmaktayım:

  • Maddi zarar: [Zararın niteliği ve tutarı, varsa belgelerle desteklenmelidir.]
  • Manevi zarar: [Zararın niteliği ve uğrama şekli açıklanmalıdır.]
  • Zamansal kayıp: [Davadan kaynaklanan gecikme ve bunun sonuçları belirtilmelidir.]
  • Deliller
  • Şikayetimi destekleyen deliller aşağıda sıralanmıştır:

  • [Delil 1: Vekalet sözleşmesi, tarih ve imza bilgileriyle]
  • [Delil 2: Yazışma kayıtları, e-postalar, mesajlar]
  • [Delil 3: Mahkeme kararları veya yazışmalar]
  • [Delil 4: Tanık beyanları, varsa tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri]
  • [Delil 5: Diğer deliller]
  • [Delil 6: Bilirkişi raporu, varsa]
  • Şikayet Sürecinin Özeti
  • [Şikayet edilen avukatla yaşanan sürecin kısa özeti, kaç kez görüşüldüğü, hangi uyarıların yapıldığı, avukatın tutumu ve sonuç olarak şikayet yoluna başvurma nedeni]

    TALEPLER

    Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  • Şikayet edilen Av. [Şikayet Edilen Avukatın Adı Soyadı] hakkında Avukatlık Kanunu’nun 93 ve devamı maddeleri uyarınca disiplin kovuşturması açılmasını,
  • Disiplin kovuşturması sonucunda şikayet edilen avukat hakkında uygun görülecek disiplin cezasının (uyarı, kınama, para cezası, geçici meslekten yasaklama veya kesin meslekten çıkarma) verilmesini,
  • Disiplin kovuşturması sürecinde şikayetçi olarak sürece katılma ve bilgi alma hakkımın tanınmasını,
  • Talep ederim.
  • Şikayetçi

    [Şikayetçinin Adı Soyadı]

    [İmza]

    Ekler:

  • Vekalet sözleşmesi örneği (1 sayfa)
  • Yazışma kayıtları örneği (sayfa sayısı)
  • Mahkeme kararı örneği (1 sayfa)
  • Tanık beyanları yazılı örneği (sayfa sayısı)
  • [Diğer deliller ve belgeler]
  • ÖNEMLİ NOTLAR:

  • Dilekçe hazırlanırken şikayet konusu olayların somut, tarihsel ve ispatlanabilir nitelikte ifade edilmesi kritik öneme sahiptir.
  • Şikayet dilekçesinin imzalı ve tarihli olması gerekmektedir.
  • Şikayet dilekçesi, şikayet edilen avukatın kayıtlı olduğu baro disiplin kuruluna hitaben yazılmalıdır.
  • Disiplin kovuşturması zamanaşımı sürelerine dikkat edilmeli, şikayetin mümkün olan en kısa sürede yapılması önerilmektedir.
  • Şikayetçi, disiplin süreci boyunca yeni delil ve bilgi sunma hakkına sahiptir.
  • Daha fazla bilgi için [barobirlik.org.tr] adresini ziyaret edebilir veya ilgili baro disiplin kuruluyla iletişime geçebilirsiniz.
  • Sıkça Sorulan Sorular

    1. Avukata karşı şikayet dilekçesi nereye verilir?

    Avukata karşı şikayet dilekçesi, şikayet edilen avukatın kayıtlı olduğu il barosu disiplin kuruluna verilmektedir. Örneğin, İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukat hakkındaki şikayet, İstanbul Barosu Disiplin Kurulu’na; Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukat hakkındaki şikayet ise Ankara Barosu Disiplin Kurulu’na yazılmalıdır. Şikayet dilekçesi, bizzat baro binasına teslim edilebileceği gibi, e-Devlet kapısı üzerinden veya iadeli taahhütlü posta ile de gönderilebilmektedir.

    2. Avukat baroya şikayet edilirse ne kadar sürede sonuçlanır?

    Disiplin kovuşturmasının ne kadar sürede sonuçlanacağı, dosyanın karmaşıklığına, tanık ve delil durumuna ve disiplin kurulunun iş yüküne göre değişmektedir. Genellikle disiplin kovuşturmaları 3 ay ile 1 yıl arasında sonuçlanmaktadır. Ancak karmaşık dosyalarda veya çok sayıda tanık ve delil bulunması halinde bu süre uzayabilmektedir. Disiplin kurulu kararına karşı yapılan itiraz ve Yargıtay süreci de bu süreyi etkilemektedir. Disiplin kovuşturması zamanaşımı süreleri, Avukatlık Kanunu’nun 101. maddesi ile düzenlenmiş olup, bazı suçlar için zamanaşımı süresi dolduktan sonra şikayet kabul edilmeyebilmektedir.

    3. Avukat hakkındaki şikayet ücretli mi?

    Hayır, avukat hakkında baroya yapılan şikayet başvurusu ücretsizdir. Baro disiplin kurullarına yapılan şikayet başvuruları için herhangi bir harç veya ücret ödenmemektedir. Şikayetçi, sadece dilekçe hazırlama ve posta giderleri gibi kendi kişisel masraflarını karşılamaktadır. Ancak disiplin süreci sonunda şikayetin asılsız veya kötü niyetli olduğu tespit edilirse, şikayetçinin kendisi hakkında işlem yapılması söz konusu olabilmektedir. Benzer şekilde, disiplin kurulu şikayetçinin lehine karar verir ve disiplin cezası uygulanırsa, şikayetçiden herhangi bir ücret tahsil edilmemektedir.

    4. Avukat baroya şikayet edilirse avukatın dosyasına erişim hakkı var mı?

    Evet, şikayetçi olarak disiplin dosyasına sınırlı erişim hakkınız bulunmaktadır. Şikayetçi, disiplin kurulunun kendisine ilettiği belgeleri ve kararları inceleme hakkına sahiptir. Ancak disiplin dosyasının tamamına, özellikle avukatın savunmasına ve gizli tutulması gereken diğer belgelere erişim kısıtlı olabilmektedir. Disiplin sürecinde şikayetçiye, avukatın savunmasına ilişkin özet bilgi verilmekte ve şikayetçinin ek delil veya açıklama sunması istenebilmektedir. Şikayetçi, süreç boyunca güncel bilgi alma hakkına sahip olup, disiplin kurulunun kararını öğrenme hakkı bulunmaktadır.

    5. Haksız yere avukatlık mesleğini kötüye kullanmakla suçlanan avukat ne yapmalıdır?

    Haksız yere şikayete uğrayan avukat, öncelikle sakin ve organize bir şekilde hareket etmelidir. İlk olarak, şikayet dilekçesinin bir örneğini temin etmeli ve içeriğini dikkatlice incelemelidir. Ardından, şikayetçinin iddialarına karşı somut deliller ve tanık beyanlarıyla desteklenmiş kapsamlı bir savunma dilekçesi hazırlamalıdır. Savunma dilekçesinde, her bir iddia tek tek yanıtlanmalı ve çürütülmelidir. Avukat, gerekirse bir meslektaşından veya hukuk danışmanından destek alabilmektedir. Savunma sürecinde avukatın, disiplin kurulunun tarafsızlığına güvenmesi ve sürecin adil yürütüleceğini bilmesi gerekmektedir. Haksız şikayet nedeniyle uğradığı manevi ve maddi zararlar için avukat, ayrıca adli yargıda tazminat davası açma hakkına da sahiptir.

    6. Avukat disiplin cezasına itiraz ederse ne olur?

    Avukatlık disiplin kurulu tarafından verilen disiplin cezasına karşı 15 gün içinde baro yönetim kuruluna itiraz edilebilmektedir. İtiraz, yazılı dilekçe ile yapılmakta ve itiraz sebeplerinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Baro yönetim kurulu, itirazı değerlendirerek ya disiplin kurulu kararını onamakta ya da bozarak dosyayı yeniden disiplin kuruluna göndermektedir. Baro yönetim kurulunun itiraz üzerine verdiği karara karşı ise Yargıtay’a başvuru mümkündür. Yargıtay, disiplin cezalarını salt hukuka uygunluk yönünden denetlemekte olup, gerektiğinde kararı bozmaktadır. Yargıtay’a başvuru, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır.

    7. Avukatlık Kanunu’na göre disiplin suçları nelerdir?

    Avukatlık Kanunu’nun 128 ve devamı maddeleri, disiplin suçlarını detaylı olarak düzenlemektedir. Bu suçlar arasında yasak eylemler (örneğin, mahkemede sahte delil sunmak, aynı davada karşı taraftan menfaat sağlamak, müvekkil sırrını ifşa etmek), yükümlülüklere aykırı davranışlar (örneğin, vekalet sözleşmesine aykırı hareket etmek, mahkeme kararlarını uygulamamak, duruşmalara mazeretsiz katılmamak), meslek onuruna aykırı davranışlar (örneğin, alkol veya uyuşturucu etkisi altında mahkemeye gelmek, hakime veya karşı tarafa hakaret etmek) ve ruhsatname ile ilgili suçlar (örneğin, ruhsatnameyi başkasına kullandırmak) yer almaktadır. Disiplin suçlarının her biri için kanunda öngörülen yaptırımlar farklılaşmakta olup, suçun niteliğine göre uyarı cezasından kesin meslekten çıkarma cezasına kadar geniş bir yelpazede yaptırımlar uygulanabilmektedir.

    8. Avukata karşı şikayet süresi ne kadardır?

    Avukatlık Kanunu, disiplin kovuşturması için belirli bir zamanaşımı süresi öngörmektedir. 101. madde uyarınca, disiplin suçunun işlendiği tarihten itibaren 5 yıl içinde kovuşturma yapılmadığı takdirde, disiplin kovuşturma yetkisi zamanaşımına uğramaktadır. Ancak, sürekli ve tekrarlanan disiplin suçları bakımından, son eylem tarihinden itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlamaktadır. Zamanaşımı süresinin dolması, disiplin kurulunun kovuşturma açmasını engellemekte ve şikayetin reddedilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle, avukata karşı şikayet hakkının kullanılacağı durumlarda başvurunun mümkün olan en kısa sürede yapılması büyük önem taşımaktadır.

    9. Şikayet dilekçesi geri çekilebilir mi?

    Şikayet dilekçesi verildikten sonra şikayetçinin geri çekme hakkı sınırlıdır. Disiplin kovuşturması başlatıldıktan sonra, şikayetçinin geri çekme talebi disiplin kurulu tarafından değerlendirilmektedir. Disiplin kurulu, şikayetin geri çekilmiş olmasının disiplin kovuşturmasını otomatik olarak sonlandırmayacağını değerlendirebilmektedir. Zira disiplin kovuşturması, toplumun avukatlık mesleğine güveninin korunması amacıyla yürütülmekte olup, şikayetçinin geri çekme talebi bu amacı ortadan kaldırmayabilmektedir. Disiplin kurulu, olayın niteliğine göre kovuşturmaya devam edebilmekte ve gerekli gördüğü hallerde re’sen araştırma yapabilmektedir.

    10. Avukatlık ruhsatnamesi geri alındığında ne olur?

    Avukatlık ruhsatnamesinin geri alınması, avukatın meslekten kesin olarak çıkarılması anlamına gelmektedir. Bu durumda avukat, avukatlık mesleğini icra edememekte ve avukatlık unvanını kullanamamaktadır. Ruhsatnamesi geri alınan avukat, yeniden avukatlık mesleğine dönmek istediğinde, belirli bir süre bekledikten sonra yeniden baroya başvuruda bulunabilmektedir. Ancak, yeniden kabul için Disiplin Kurulu’nun olumlu görüşü ve Yönetim Kurulu’nun kararı gerekmektedir. Kesin meslekten çıkarma cezası, avukatın sosyal ve profesyonel yaşamında ciddi sonuçlar doğurmakta olup, bu cezanın verilmesi ancak en ağır disiplin suçlarının işlenmesi halinde söz konusu olmaktadır.

    11. Avukat hakkında ceza davası ve disiplin kovuşturması aynı anda yürüyebilir mi?

    Evet, avukat hakkında ceza davası ve disiplin kovuşturması aynı anda yürütülebilmektedir. Disiplin kovuşturması, ceza yargılamasından bağımsız bir süreç olup, ceza davasının açılmış veya sonuçlanmış olması disiplin kovuşturmasını etkilememektedir. Disiplin kurulu, ceza mahkemesinin kararını bekleme zorunluluğu bulunmaksızın disiplin cezası verebilmektedir. Ancak, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı, disiplin kurulu açısından bağlayıcı nitelikte değildir. Aynı şekilde, disiplin kurulunun kararı da ceza mahkemesini bağlamamaktadır. Bu iki süreç, birbirinden bağımsız olarak sonuçlanmakta ve her birinin ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.

    12. Yabancı uyruklu avukatlar hakkında şikayet nasıl yapılır?

    Türkiye’de avukatlık yapan yabancı uyruklu avukatlar da Türkiye Barolar Birliği’ne kayıtlı olmak ve Türkiye’de avukatlık yapma hakkına sahip olmak zorundadır. Bu avukatlar hakkındaki şikayetler, Türk vatandaşı avukatlara karşı yapılan şikayetlerle aynı prosedüre tabidir. Şikayet, avukatın kayıtlı olduğu il barosu disiplin kuruluna yapılmakta olup, disiplin kovuşturması Avukatlık Kanunu hükümlerine göre yürütülmektedir. Yabancı uyruklu avukatların disiplin cezası alması halinde, durum Türkiye Barolar Birliği aracılığıyla ilgili ülkenin baro kuruluşuna da bildirilebilmektedir.

    İlgili İçerikler:

  • Avukatlık Kanunu (1136 Sayılı)
  • Türkiye Barolar Birliği
  • Avukatın Görev ve Yükümlülükleri
  • Baroya Başvuru ve Dilekçe Hazırlama Rehberi
  • Bu makale, AvukatOfisi Editoryal Ekibi tarafından hazırlanmış olup, güncel mevzuat ve içtihatlara göre düzenli olarak güncellenmektedir. Makale içeriği genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, somut hukuki durumlar için mutlaka uzman avukattan görüş alınmalıdır.

    AVUKATI ARA