Adli Tatil Ne Zaman 2026? | Kapsamlı Rehber

Yaz ayları yaklaşırken, özellikle dava sürecinde olan veya hukuki işlemleri bulunan vatandaşlar için kritik bir soru gündeme geliyor: “Adli tatil ne zaman başlayacak?” Bu sorunun yanıtı, yargılama süreçlerinizi doğrudan etkileyebilecek önemli bir konudur. Bu kapsamlı rehberde, adli tatilinin ne olduğundan başlayarak, 2026 yılı için net tarihlerine, hangi mahkemeleri nasıl etkilediğine ve bu dönemde nelere dikkat etmeniz gerektiğine kadar her şeyi detaylı şekilde ele alacağız.

Adli Tatil Nedir? Temel Bilgiler

Adli tatil, Türk yargı sisteminde yılın belirli bir döneminde yargı organlarının çalışma düzeninin değiştiği, yargılama faaliyetlerinin belirli kurallara tabi tutulduğu özel bir dönemdir. 5275 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 94 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu kurum, hem ceza yargılaması hem de hukuk yargılaması açısından önemli sonuçlar doğuran hükümler içermektedir.

Birçok kişi adli tatili, mahkemelerin tamamen kapanması olarak algılasa da bu doğru değildir. Adli tatil döneminde de birçok hukuki işlem devam etmekte, acil nitelikteki davalar görülmekte ve taraflar çeşitli haklarını kullanabilmektedir. Önemli olan, bu dönemin kurallarını ve kendi davanızın bu kurallardan nasıl etkilendiğini bilmektir.

Adli tatil kavramı, avukatlar ve yargı çalışanları için yıllık izinlerini kullanma fırsatı sunarken, dava tarafları için de hazırlıklarını tamamlama ve stratejilerini belirleme dönemi olarak değerlendirilmelidir. Bu süreyi iyi değerlendiren taraflar, adli tatil sonrasında daha avantajlı bir konuma geçebilmektedir.

Adli Tatilinin Hukuki Dayanağı

Adli tatilinin hukuki dayanağı, birden fazla kanunda düzenlenmiştir. Ceza yargılamasında 5275 sayılı CMK’nın 94 ve devamı maddeleri, hukuk yargılamasında ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 102 ve devamı maddeleri bu düzenlemelerin temelini oluşturmaktadır.

CMK’nın 94. maddesi, adli tatilin başlangıç ve bitiş tarihlerini açıkça belirlerken, 102. maddesi tutuklu sanıkların davalarının adli tatil döneminde de görülmeye devam edeceğini düzenlemektedir. Bu hükümler, ceza yargılamasının süresiz olarak ertelenmemesi için getirilmiş güvenceler niteliğindedir.

HMK’nın 102. maddesi ise hukuk yargılamasında adli tatil döneminde sürelerin işleyişini ve duruşma faaliyetlerinin sürdürülmesine ilişkin esasları belirlemektedir. Bu düzenleme, tarafların hak kayıplarına uğramaması için belirli kurallar öngörmektedir.

Adli Tatil Ne Zaman 2026 Yılında?

2026 yılı için adli tatil ne zaman sorusunun yanıtı, kanunun belirlediği tarihlerle birebir uyumlu şekildedir. 5275 sayılı CMK’nın 94. maddesi gereğince, adli tatil her yıl 20 Temmuz tarihinde başlamakta ve 31 Ağustos tarihinde sona ermektedir.

2026 yılı özelinde bu tarihler şu şekildedir:

Bu dönem toplamda 43 gün sürmektedir. Yaz aylarının en sıcak dönemine denk gelen bu tarihler, yargı mensuplarının yıllık izinlerini kullanmaları için ideal bir zaman dilimi oluşturmaktadır.

Adli tatil ne zaman 2026 sorusu açısından dikkat edilmesi gereken bir nokta, bu tarihlerin kesin olmasıdır. Kanunda açıkça düzenlendiği için, adli tatil tarihlerinde herhangi bir değişiklik veya esneme yapılması mümkün değildir. Pazar gününe denk gelmesi veya başka bir nedenle ertelenmesi söz konusu değildir.

Hafta Sonuna Denk Gelen Adli Tatil Tarihleri

2026 yılında 20 Temmuz tarihi Pazartesi gününe, 31 Ağustos tarihi de yine Pazartesi gününe denk gelmektedir. Bu durum, 2026 yılında adli tatilinin düzgün bir şekilde başlayıp sona ereceğini göstermektedir.

Eğer adli tatil başlangıç veya bitiş tarihi hafta sonuna denk gelseydi, tatil bir sonraki iş günü başlayacak veya sona erecekti. Ancak 2026 yılı için böyle bir durum söz konusu değildir.

Hangi Mahkemelerde Adli Tatil Uygulanır?

Adli tatil ne zaman sorusu, farklı mahkeme türleri açısından farklı sonuçlar doğurmaktadır. Türk yargı sisteminde farklı görev ve yetkilere sahip birçok mahkeme türü bulunmakta olup, her birinin adli tatil dönemindeki çalışma düzeni farklılık gösterebilmektedir.

Asliye Ceza Mahkemeleri

Asliye ceza mahkemeleri, genel ceza yargılamasının yapıldığı temel mahkemelerdir. Bu mahkemelerde adli tatil ne zaman sorusu, özellikle tutuksuz sanıkların davaları açısından önem taşımaktadır. Adli tatil döneminde tutuksuz sanıkların davaları genellikle ertelenmekte, tutuklu sanıkların davaları ise görülmeye devam etmektedir.

Ağır Ceza Mahkemeleri

Ağır ceza mahkemeleri, daha ağır cezai yaptırımların uygulandığı davalara bakan mahkemelerdir. Bu mahkemelerde adli tatil ne zaman değerlendirilirken, özellikle tutuklu sanık bulunması halinde duruşmaların devam edeceği unutulmamalıdır. Ağır ceza mahkemelerinde verilen kararların temyiz yolu açık olduğundan, bu davaların uzamaması için adli tatil döneminde de çalışmalar sürdürülmektedir.

Sulh Ceza Mahkemeleri

Sulh ceza mahkemeleri, adli tatil döneminde en yoğun çalışan mahkemeler arasındadır. Yakalama, tutuklama talepleri, arama ve elkoyma kararları, adli kontrol talepleri gibi acil nitelikteki işlemler sulh ceza mahkemeleri tarafından adli tatil süresince de değerlendirilmektedir. Bu nedenle adli tatil ne zaman sorusu, sulh ceza mahkemeleri açısından diğerlerine göre daha sınırlı bir etki yaratmaktadır.

Hukuk Mahkemeleri

Hukuk mahkemeleri, özel hukuk ilişkilerinden doğan uyuşmazlıkları çözümleyen mahkemelerdir. Aile, ticaret, iş, miras ve gayrimenkul davaları gibi geniş bir yelpazedeki davalar hukuk mahkemelerinde görülmektedir. Adli tatil ne zaman hukuk mahkemeleri açısından değerlendirildiğinde, HMK’nın 102. maddesi çerçevesinde belirli kuralların uygulandığı görülmektedir.

Hukuk mahkemelerinde adli tatil döneminde görülebilecek işler şunlardır:

Aile Mahkemeleri

Aile mahkemeleri, aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkları gören özel mahkemelerdir. Boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı davaları aile mahkemelerinde görülmektedir. Adli tatil ne zaman aile mahkemeleri açısından değerlendirildiğinde, özellikle nafaka ve koruma tedbirlerinin acele nitelikte sayıldığı ve bu işlemlerin adli tatil döneminde de yapılabildiği görülmektedir.

İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri

İdari yargıda adli tatil uygulaması, 2575 sayılı Danıştay Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde düzenlenmektedir. İdare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri de 20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında adli tatil uygulamasına tabi olmakla birlikte, vergi davalarında tahakkuk ve tahsilat işlemleri adli tatil döneminde de devam edebilmektedir.

Adli Tatil Tablosu: Detaylı Karşılaştırma

Konuyu daha iyi anlamak için, farklı mahkeme türlerinin adli tatil dönemindeki durumlarını gösteren detaylı bir tablo aşağıda sunulmaktadır:

Bu tablo, adli tatil ne zaman sorusunun yanıtından bağımsız olarak, her mahkeme türünün bu dönemde nasıl çalıştığını göstermektedir. Özellikle davanızın türüne göre, adli tatil döneminde hangi işlemlerin yapılabileceğini ve hangilerinin ertelenebileceğini önceden bilmeniz, hazırlıklarınızı buna göre yapmanızı sağlayacaktır.

Hukuk Mahkemelerinde Adli Tatil

Hukuk mahkemelerinde adli tatil ne zaman başlar ve nasıl uygulanır soruları, dava sürecinde olan taraflar için büyük önem taşımaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bu konuda oldukça ayrıntılı düzenlemeler içermektedir.

HMK’nın 102. maddesi, adli tatil süresince tensip tutanaklarında belirtilen işlerin görülmesine devam edilebileceğini düzenlemektedir. Ancak bu hüküm, keyfi olarak yeni işlemler yapılabileceği anlamına gelmemektedir. Tensip tutanağında belirtilen işler, adli tatil öncesinde mahkemece kararlaştırılmış ve taraflara bildirilmiş işlerdir.

Hukuk mahkemelerinde adli tatil ne zaman sona erer sorusu da önemlidir. 31 Ağustos tarihi itibarıyla adli tatil sona ermekte ve normal yargılama faaliyetleri yeniden başlamaktadır. Ancak adli tatil süresince yapılmayan işler, tatil sonrasında öncelikli olarak ele alınmaktadır.

Hukuk Mahkemelerinde Sürelerin İşleyişi

Hukuk yargılamasında sürelerin işleyişi, HMK’nın 90 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, adli tatil süresince bazı süreler işlememektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 332. maddesi, adi tahahat hareketlerinin adli tatil süresince işlemeyeceğini düzenlemektedir. Bu hüküm, icra takiplerini ve ödeme emri işlemlerini doğrudan etkilemektedir. Örneğin, adli tatil başlamadan üç gün önce gönderilen bir ödeme emri, adli tatil süresince işlemeyecek ve tatil sonrasında süre kaldığı yerden devam edecektir.

Adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, tarafların süre hesaplamalarında dikkatli olmaları gerekmektedir. HMK’nın 94. maddesi gereğince, davanın görülmesi sırasında taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden verilen durma kararı, adli tatil süresinin bitimine kadar uzatılmış sayılmaktadır.

Ceza Mahkemelerinde Adli Tatil

Ceza mahkemelerinde adli tatil ne zaman başlar ve nasıl uygulanır soruları, 5275 sayılı CMK çerçevesinde açıklığa kavuşmaktadır. Ceza yargılamasının özel niteliği, adli tatil uygulamasında da bazı farklılıklar ortaya koymaktadır.

CMK’nın 94. maddesi, adli tatil döneminde ağır ceza mahkemelerinde tutuklu sanıkların davalarının görülmeye devam edeceğini düzenlemektedir. Bu hüküm, tutuklu sanıkların mağdur edilmemesi için getirilmiş önemli bir güvencedir.

CMK’nın 102. maddesi ise daha da önemli bir düzenleme içermektedir. Bu madde gereğince, tutuklu sanıkların yargılanması sırasında adli tatil süresinin dikkate alınmayacağı açıkça belirtilmektedir. Başka bir deyişle, ceza davalarında adli tatil süresi, tutukluluk süresinden sayılmamaktadır.

Adli tatil ne zaman sorusu, ceza davalarında tutuklu sanıkların davalarının görülüp görülmeyeceği açısından kritik önem taşımaktadır. Tutuklu bir sanık bulunan davalarda, adli tatil döneminde de duruşma yapılmaya devam edilmektedir. Ancak tutuksuz sanıkların davaları, adli tatil sonrasına ertelenmektedir.

Ceza Mahkemelerinde Sürelerin İşleyişi

Ceza yargılamasında sürelerin işleyişi, hukuk yargılamasından farklıdır. CMK’nın 94. maddesi, adli tatil süresinin ceza davalarında hüküm ifade etmediğini düzenlemektedir. Bu hüküm, ceza davalarının süresiz olarak ertelenmemesi için getirilmiş bir güvencedir.

Bir ceza davasında tutuklu sanık bulunuyorsa, adli tatil süresi davanın süresine eklenmemektedir. Bu durum, tutukluluk süresinin uzamasına yol açmamak için önemlidir. CMK’nın 102. maddesi, bu prensibi açıkça ortaya koymaktadır.

Adli tatil ne zaman ceza mahkemeleri açısından değerlendirildiğinde, özellikle tutuklama sürelerinin hesaplanmasında bu hükümlerin dikkate alınması gerekmektedir. Tutuklu bir sanığın, adli tatil gerekçesiyle daha uzun süre tutuklu kalması söz konusu değildir.

İdari Yargıda Adli Tatil

İdari yargıda adli tatil ne zaman başlar ve nasıl uygulanır soruları, Danıştay ve idare mahkemelerinin çalışma düzeni açısından önem taşımaktadır. İdari yargı, kendine özgü yargılama usullerine sahip olmakla birlikte, adli tatil konusunda genel hükümlere tabidir.

2575 sayılı Danıştay Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, idari yargıda adli tatil hükümlerini düzenlemektedir. Bu düzenlemeler çerçevesinde, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri de 20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında adli tatil uygulamasına tabi olmaktadır.

İdari yargıda adli tatil ne zaman sorusu açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir husus, vergi davalarının özel konumudur. Vergi uyuşmazlıklarında, tahakkuk eden vergilerin ödenmesi ve icra işlemleri, adli tatil döneminde de devam edebilmektedir. Bu durum, idari yargının kendine özgü yapısından kaynaklanmaktadır.

Danıştay’da adli tatil uygulaması, Yargıtay’a benzer şekilde kendi iç düzenlemeleri çerçevesinde yürütülmektedir. Danıştay’ın içtihadı birleştirme ve genel kurul toplantıları, adli tatil döneminde de yapılabilmektedir. Bu toplantılar, içtihat birliğinin sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.

Adli Tatilde Dava Açılır Mı?

Adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, bu dönemde dava açılıp açılmayacağı merak edilen konulardan biridir. Bu sorunun yanıtı, davanın türüne ve aciliyet derecesine göre değişmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 102. maddesi, adli tatil süresince duruşma yapılıp yapılmayacağını düzenlemektedir. Buna göre, adli tatil süresince tensip tutanaklarında belirtilen işlerin görülmesine devam edilebilmektedir. Ancak yeni bir duruşma günü tayini veya tahkikatın genişletilmesi, adli tatil döneminde genellikle tercih edilmemektedir.

Adli tatilde dava açılır mı sorusu açısından önemli olan şudur: Dilekçelerin mahkemeye sunulması mümkündür. Adli tatil, dava açma süresini etkilememektedir. Taraflar, adli tatil döneminde de dilekçelerini mahkemeye gönderebilir veya e-tebligat yoluyla iletebilirler.

Ceza yargılamasında ise duruşma yapılıp yapılmayacağı, sanığın tutuklu olup olmamasına bağlıdır. CMK’nın 94. maddesi gereğince, adli tatil süresinde tutuklu sanıkların davalarının görülmesine devam edilmektedir. Tutuksuz sanıkların davaları ise adli tatil sonrasına ertelenmektedir.

Adli Tatilde Yapılabilecek İşlemler

Adli tatil döneminde aşağıdaki işlemler genellikle yapılabilmektedir:

Adli Tatilde Süreler Nasıl İşler?

Adli tatil ne zaman sorusunun en kritik yan etkilerinden biri, yargılama sürelerinin işleyişidir. Adli tatil döneminde sürelerin nasıl hesaplanacağı, tarafların hak kayıplarına uğramaması açısından büyük önem taşımaktadır.

Hukuk yargılamasında sürelerin işleyişi, HMK’nın 90 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, adli tatil süresince bazı süreler işlememektedir. Özellikle yargılama süreleri, tebligat süreleri ve ilamın yerine getirilmesine ilişkin süreler, adli tatil döneminde durmaktadır.

Ancak önemli bir istisna bulunmaktadır: Durma kararı verilmemiş davalarda, kanun yoluna başvuru süreleri adli tatil döneminde de işlemeye devam etmektedir. Bu nedenle, adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, temyiz ve istinaf sürelerinin kaçırılmaması için dikkatli olunması gerekmektedir.

5275 sayılı CMK’nın 94. maddesi, ceza yargılamasında adli tatil süresinin hüküm ifade etmediğini düzenlemektedir. Bu hüküm, ceza davalarında adli tatil süresinin davanın süresine eklenmeyeceği anlamına gelmektedir. Ceza davalarında adli tatil, yargılama süresini uzatmak amacıyla değil, yargı mensuplarına dinlenme imkanı tanımak amacıyla getirilmiş bir kurumdur.

Hukuk Yargılamasında Durma Kararı

HMK’nın 94. maddesi, davanın görülmesi sırasında taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden verilen durma kararının, adli tatil süresinin bitimine kadar uzatılmış sayılacağını düzenlemektedir. Bu hüküm, durma kararı verilen davalarda sürelerin adli tatil nedeniyle uzamasını önlemek için getirilmiştir.

Durma kararı verilmeyen davalarda ise süreler normal olarak işlemeye devam etmektedir. Bu nedenle, adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, durma kararı verilmemiş davalarda sürelerin takip edilmesi önemlidir.

Adli Tatilde Devam Eden Davalar

Adli tatil ne zaman başladığında, devam eden davaların akıbeti merak konusu olmaktadır. Devam eden davaların adli tatil döneminde nasıl bir seyir izleyeceği, davanın türüne ve mahkemenin takdirine bağlıdır.

Hukuk davalarında, adli tatil süresince tensip tutanaklarında belirtilen işler görülmeye devam edebilmektedir. Ancak bu işlerin kapsamı, adli tatil başlangıcından önce belirlenen çerçeveyle sınırlıdır. Yeni delillerin getirtilmesi, tanık dinlenmesi veya bilirkişi raporunun beklenmesi gibi işlemler, adli tatil döneminde genellikle yapılmamaktadır.

Ceza davalarında devam eden davalar, sanığın tutuklu olup olmamasına göre farklı değerlendirilmektedir. Tutuklu sanıkların davaları adli tatil döneminde de görülmeye devam etmektedir. CMK’nın 102. maddesi, tutukluluk süresinin adli tatil nedeniyle uzamayacağını açıkça düzenlemektedir.

Tutuksuz sanıkların davaları ise adli tatil sonrasına ertelenmektedir. Bu durum, davanın görülmesi için belirlenmiş olan bir sonraki duruşma tarihinin, adli tatil dönemi içinde olması halinde, tatil sonrasına alınması anlamına gelmektedir.

Adli tatil ne zaman sona erdiğinde, tatil döneminde yapılmayan işler kaldığı yerden devam etmektedir. Mahkemeler, adli tatil süresince biriken işleri öncelik sırasına göre ele almakta ve duruşma günlerini buna göre planlamaktadır.

Adli Tatil Süresinde Kanun Yoluna Başvuru

Adli tatil ne zaman döneminde kanun yoluna başvuru mümkün müdür sorusu, özellikle temyiz ve istinaf başvurusu yapacak olan taraflar için önemlidir. Kanun yoluna başvuru süreleri, adli tatil döneminden etkilenmektedir.

Hukuk yargılamasında istinaf ve temyiz süreleri, HMK ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu sürelerin adli tatil döneminde işleyip işlemeyeceği, HMK’nın 102. maddesinde belirtilen hükümlerle ilişkilidir.

Buna göre, adli tatil süresince durma kararı verilmemiş davalarda süreler normal olarak işlemeye devam etmektedir. Bu durumda, adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, kanun yoluna başvuru sürelerinin kaçırılmaması gerekmektedir.

Ceza yargılamasında temyiz süresi, CMK’nın 305 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu süreler, adli tatil döneminde de işlemeye devam etmektedir. Ceza davalarında sürelerin adli tatil döneminde durması, sanığın mağdur edilmesine yol açabileceğinden, kanun koyucu bu alanda adli tatil istisnası getirmemiştir.

Adli tatil ne zaman sorusu, kanun yoluna başvuru açısından şu şekilde değerlendirilmelidir: Adli tatil süresi, kanun yoluna başvuru sürelerinin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Başka bir deyişle, adli tatil döneminde süre geçtikten sonra başvuru yapılması, süre aşımı gerekçesine dayanılarak reddedilebilir.

Adli Tatil Sonrasında Karşılaşılabilecek Sorunlar

Adli tatil ne zaman sona erdiğinde, hem avukatlar hem de vatandaşlar çeşitli sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu sorunların başında, biriken davaların uzun bekleme sürelerine yol açması gelmektedir.

Biriken Dava Yükü

Adli tatil süresince biriken davalar, mahkemelerin iş yükünü artırmaktadır. Özellikle yargılama faaliyetlerinin yoğun olduğu büyük şehirlerde, adli tatil sonrasında duruşma tarihlerinin alınması aylar sürebilmektedir. Bu durum, tarafların mağduriyetine yol açmaktadır.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerdeki mahkemelerde adli tatil sonrasında duruşma almak, normal dönemlerde olduğu gibi kolay olmamaktadır. Biriken işlerin yoğunluğu, duruşma tarihlerinin ötelenmesine neden olabilmektedir.

Süre Hesaplama Hataları

Süre hesaplamasında yaşanan karışıklıklar da sık karşılaşılan sorunlar arasındadır. Adli tatil ne zaman başladığı ve sona erdiği konusunda yanlış bilgi sahibi olan taraflar, sürelerini yanlış hesaplayarak hak kayıplarına uğrayabilmektedir.

Örneğin, bir taraf adli tatil süresince sürelerin durduğunu düşünerek, adli tatil bitiminden sonra işlem yapması gerektiğini sanabilir. Ancak durma kararı verilmemiş bir davada, süreler adli tatil döneminde de işlemeye devam etmektedir. Bu nedenle süre hesaplamasında dikkatli olunması ve gerekirse bir avukata danışılması tavsiye edilmektedir.

Hazırlık Eksiklikleri

Belge ve bilgi eksiklikleri de adli tatil sonrasında karşılaşılan sorunlar arasındadır. Adli tatil döneminde tarafların hazırlık yapması beklenmektedir. Ancak bazı taraflar, bu dönemi yeterince değerlendirememekte ve adli tatil sonrasında belge eksiklikleri nedeniyle dava süreci uzamaktadır.

Adli tatil, tarafların hazırlıklarını tamamlaması için ideal bir fırsattır. Bu dönemde delil toplama, tanık beyanlarını alma, bilirkişi raporlarını hazırlatma ve hukuki araştırma yapma imkanı bulunmaktadır. Bu fırsatı iyi değerlendiren taraflar, adli tatil sonrasında daha avantajlı bir konumda olmaktadır.

Adli Tatil Hakkında Yargıtay Kararları

Adli tatil ne zaman sorusunun yargıtay kararları ışığında değerlendirilmesi, konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Yargıtay, adli tatil sürelerinin işleyişine ilişkin birçok içtihat oluşturmuştur.

Tutukluluk Süresi ve Adli Tatil

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir kararında, adli tatil süresinin ceza davalarında hükümlünün lehine olan sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Bu karar, CMK’nın 94. maddesinin yorumlanmasına önemli ölçüde katkı sağlamıştır.

Kararda şu ilkelere yer verilmiştir: “Adli tatil kurumu, ceza yargılamasının süresini uzatmak amacıyla değil, yargı mensuplarına dinlenme imkanı tanımak amacıyla getirilmiş bir kurumdur. Bu nedenle, tutuklu sanıkların davalarının görülmesine adli tatil döneminde de devam edilmelidir.”

Bu karar, tutuklu sanıkların mağdur edilmemesi için verilmiş önemli bir içtihattır. Adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, tutuklu sanıkların davalarının görülmeye devam edeceği bu kararla bir kez daha teyit edilmiştir.

Durma Kararı ve Adli Tatil

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında ise, adli tatil süresince durma kararı verilmeyen davalarda sürelerin normal olarak işlemeye devam edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu karar, HMK’nın 102. maddesinin uygulanmasına açıklık getirmiştir.

Kararda şu ilkelere yer verilmiştir: “Adli tatil, yargılama sürelerini durdurmak amacıyla değil, yargı mensuplarına yıllık izin kullanma imkanı tanımak amacıyla getirilmiş bir kurumdur. Bu nedenle, durma kararı verilmemiş davalarda süreler adli tatil döneminde de işlemeye devam eder.”

Bu karar, tarafların adli tatil süresini fırsat bilerek hazırlıklarını tamamlamaları gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Adli tatil ne zaman sorusu, bu karar ışığında değerlendirildiğinde, sürelerin durmasının istisnai bir durum olduğu anlaşılmaktadır.

Avukatlık Ücreti ve Adli Tatil

Yargıtay’ın bir diğer kararında, adli tatil süresinin avukatlık ücretinin hesaplanmasında nasıl dikkate alınacağı değerlendirilmiştir. Bu kararda, adli tatil süresinin avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan sürelerin dışında tutulduğu belirtilmiştir.

Kararda şu ilkelere yer verilmiştir: “Avukatlık hizmetlerinin ücretlendirilmesinde, adli tatil süresi dikkate alınmaz. Bu süre, yargılama süresinin bir parçası olarak değerlendirilmez.”

Bu karar, avukatlık hizmetlerinin ücretlendirilmesinde adli tatil döneminin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ışık tutmuştur.

Adli Tatil Döneminde Yapılması Gerekenler

Adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, bu dönemi verimli kullanmak için aşağıdaki işlemlerin yapılması tavsiye edilmektedir:

Davanıza Hazırlık Yapın

Adli tatil dönemi, davanızla ilgili hazırlıklarınızı tamamlamak için ideal bir zamandır. Delil toplama, tanık listesi hazırlama, bilirkişi raporlarını alma ve hukuki araştırma yapma işlemlerinizi bu dönemde tamamlayabilirsiniz.

Süre Takibini Yapın

Adli tatil ne zaman başlarsa başlasın, süre takibinizi aksatmayın. Durma kararı verilmemiş davalarda süreler işlemeye devam etmektedir. Bu nedenle, adli tatil döneminde de sürelerinizi takip etmeniz gerekmektedir.

Avukatınızla İletişime Geçin

Davanızla ilgili avukatınızla düzenli olarak iletişime geçin. Adli tatil döneminde avukatlar çalışmaya devam etmektedir. Davanızın durumu, adli tatil döneminde nasıl bir seyir izleyeceği ve adli tatil sonrası yapılması gerekenler hakkında avukatınızdan bilgi alın.

Belge ve Bilgilerinizi Güncelleyin

Davanızla ilgili belge ve bilgilerinizi güncelleyin. Eksik belgelerinizi tamamlayın, yeni delillerinizi hazırlayın ve tanık beyanlarınızı alın. Adli tatil sonrasında bu belgeleri mahkemeye sunmanız gerekecektir.

Sonuç

Adli tatil ne zaman sorusu, her yıl gündeme gelen ancak doğru ve kapsamlı bilgiye ulaşması zor olan bir konudur. Bu rehberde, adli tatilinin ne olduğundan başlayarak, 2026 yılı için net tarihlerine, hangi mahkemeleri nasıl etkilediğine, sürelerin nasıl işlediğine ve bu dönemde nelere dikkat edilmesi gerektiğine kadar her şeyi detaylı şekilde ele aldık.

Unutmayın, adli tatil döneminde de hukuki işlemleriniz devam etmektedir. Bu dönemi iyi değerlendirerek, adli tatil sonrasında daha avantajlı bir konumda olabilirsiniz. Sürelerinizi takip etmeye devam edin, avukatınızla iletişim halinde kalın ve hazırlıklarınızı tamamlayın.

Herhangi bir hukuki süreçte karşılaştığınız belirsizlikler için, bir avukata danışmanız her zaman en doğru yaklaşım olacaktır. Hukuki konularda uzman bir avukatın rehberliği, hak kayıplarınızın önüne geçmenize ve süreçleri daha sağlıklı yönetmenize yardımcı olacaktır.

*Bu makale AvukatOfisi Editoryal Ekibi tarafından hazırlanmıştır.*

AVUKATI ARA