AvukatOfisi Ekibi

Ceza Hukuku

Tarih: 27-03-2025

Yağma suçu, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedinin rızası olmaksızın, (zorla) faydalanmak amacıyla, cebir veya tehdit kullanarak bulunduğu yerden almak veya zilyedin bu malı kendisine teslimini sağlamaktır. Halk arasında gasp suçu olarak bilinir. Yağma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, CMK 150/3 maddesi uyarınca şüpheli veya sanığa avukat atanmadan yapılamaz. Türk Ceza Kanunu’nun 148’inci ve devamı maddelerinde yağma suçu düzenlenmiştir. Yağma suçu TCK 148-150. maddeler arasında düzenlenmiş olup şu şekillerde işlenebilir:

Örneğin gece saat 02.20 sıralarında bir kimsenin elindeki telefonu almak için bıçak çekip telefonu vermezse kendisini öldüreceğini söyleyen bir kişinin eylemleri yağma suçunu oluşturmaktadır. Yağma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148, 149 ve 150. Maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada 148. Madde yağma suçunun temel halini, 149. Madde nitelikli yağma suçu hallerini ve 150. Madde de yağma suçunda daha az cezayı gerektiren halleri düzenlemektedir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu yazımızda yağma suçu ve cezasından (TCK m. 148-150) bahsedeceğiz.

İlgili Makale: İnfaz Hesaplama

Makale İçeriği

Toggle

Yağma Suçu Nedir?

Yağma suçu tanım olarak “bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleşeceğinden ya da mal varlığı itibarı ile büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak” şeklinde meydana gelen fiildir. Bu suç, hırsızlığa benzemekle birlikte hırsızlıktan farklı olarak, malın alınması veya verilmesini temin için zil yet üzerinde cebir veya tehdit kullanılmaktadır. Bu nedenle, mal varlığına karşı işlenen suçlar arasında en tehlikelisi olarak bilinir ve kabul olunur. Çünkü bu suçlarla korunan hukuki değer olarak yalnızca malvarlığı değil, kişi özgürlüğü ve vücut dokunulmazlığı da ön plana çıkar.

Yağma suçunun oluşabilmesi için cebir veya şiddetle malın alınması ya da zarar verilmesi gerekir. Bu durumda malın bizzat fail tarafından alınması veya mağdur tarafından faile verilmesi önem taşımaz. Yağma suçu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap “Özel Hükümler” İkinci Kısım “Kişilere Karşı Suçlar” Onuncu Bölüm “Malvarlığına Karşı Suçlar” bölümünde Yağma başlığı altında 148. Maddeden itibaren düzenlenmiştir. Hırsızlık suçu başkasına ait taşınır bir eşyayı, o kişinin rızası olmadan bir yarar sağlamak amacıyla almak şeklinde işlenirken yağma suçunda, yine başkasına ait bir malın zilyedinin rızası olmaksızın faydalanmak için alınması ancak bu surette tehdit ve cebir uygulanması söz konusu olur. Hırsızlık ve yağma suçlarının ayrılan noktası budur. Yağma suçunu konu edinen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148, 149 ve 150. Madde metinleri şu şekildedir:

Madde 148

Madde 149

1. Yağma suçunun;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.)Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,

e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,

h) Gece vaktinde,

İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

2. Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Madde 150

Yağma Suçu – TCK 148

Kanun Maddesi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 148

ŞikayetŞikayete tabi değildir, resen soruşturulur.

Zamanaşımı15 yıldır.

Tutuklama ve Adli KontrolTutuklama ve adli kontrol kararı verilebilir.

UzlaşmaSuç uzlaşmaya tabi değildir.

Etkin PişmanlıkEtkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

İndirimŞartları varsa 62 indirimi uygulanabilir.

Memurluğa EtkiMemuriyete engeldir.

Görevli MahkemeAğır Ceza Mahkemesidir.

yagma tck 148

Yağma Suçunun Şartları

Yağma suçuyla korunan hukuki yarar, özellikle TCK’nın 148. maddesinde “zilyedinin rızası olmadan” ibaresi konulduktan sonra, zilyetlik ve buna bağlı haklardır.” Zilyetlik, Türk Medeni Kanununun 973. maddesine göre, bir şey üzerine fiili hakimiyetin bulunmasıdır. Eşya üzerine fiilen egemen olan kimsenin malik olması gerekmez. Zilyet, malik olabileceği gibi, malikten başka kimseler de olabilir. Zilyetlik iradesi, bir eşyaya yararlanma amacıyla hâkim olma ve malik gibi davranma iradesidir. Zilyetlik, Türk Medeni Kanununa göre, sahibine savunma hakkı ve dava hakkı tanımaktadır. İşte Yağma suçuyla korunan hukuki yarar, zilyedin zilyetliği altındaki taşınır malı koruma, savunma ve ondan dilediği gibi faydalanma hakkıdır.

Madde de bahsedilen mal kavramı için belirtmek gerekir ki, bu mal taşınır bir mal olmalıdır. Ceza hukuku açısından bir malın yağma suçuna konu olabilmesi için, somut bir varlığa sahip olması gerekmektedir. Bu varlığın üzerinde egemenlik kurulabilmektedir ve bu kişilik dışında olmalıdır. Bu suçla korunan hukuki yarar; yağma suçu, cebir veya tehdit ve hırsızlık suçunun bir araya gelerek oluşturdukları bir birleşik suç olduğu için bu suç tipinin hukuki konusu da birden fazladır.

Kanun bu suçun oluşması için iki hareketten en az birinin yapılmış olmasını öngörmüştür: Bu hareketler cebir veya tehdittir. Fail, mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacıyla bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymaya zorlamak amacıyla gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Bu amaca yönelmeyen cebir veya tehdit eylemleri yağma suçunu oluşturmazlar. Özetle Yağma suçunun şartları şu şekildedir:

Yağma Suçunun Unsurları

Yağma Suçunun Cezası Nedir?

Yağma suçu; 3 madde halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148 ve 150. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yağma suçunun temel halinin cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesinin 1. fıkrasında da belirtildiği üzere, 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilir. TCK m. 149 hükmünde nitelikli yağma suçunun cezası ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte yağma suçu ile birlikte kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden birisi gerçekleşirse aynı zamanda kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır. Bununla birlikte hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek için kişinin tehdit veya cebir uygulanması halinde ancak tehdit ve yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır. Bununla birlikte yağma suçunun üzerinde işlendiği malın değerinin az olması halinde verilecek ceza üçte birden ikide bire (yarıya) kadar indirilebilir.

Yağma Suçu CezasıKanuni Dayanağı

TCK 148 Basit Hali Cezası6 yıldan 10 yıla kadar hapis para cezası

Yağma Suçunun Nitelikli Halinin Cezası10 yıldan 15 yıla kadar hapis para cezası

Yağma Suçunda Daha Az Cezayı Gerektiren HallerVerilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir

yagma sucu cezasi

Yağma Suçu Örnekleri

Yağma Suçunun Özel Görünüşleri

Uzlaşma, Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

yagma sucu gasp

Soruşturma ve Kovuşturma Evresi

Soruşturma Evresi

Mağdur ya da suçtan zarar gören kişinin şikayetçi olması Cumhuriyet Savcılığı’na yapacağı başvuru ya da kolluk kuvvetlerine yapacağı ihbar ile gerçekleşir. Bu aşamada savcı, kovuşturma aşamasına geçip geçmeye yer olup olmadığına karar vermek üzere araştırmak üzere soruşturma başlatır. Yani bu şikayet neticesinde Savcılığa intikal eden dosyanın savcılıkta işlem görmesi soruşturma evresinin neticesidir. Yağma suçuna ilişkin olarak aşağıda daha detaylı izah edileceği üzere şikayete tabi bir suç olmadığı için hem şikayet üzerine hem de savcının re-sen araştırması üzerine soruşturma başlatılabilir.

Cumhuriyet savcısının şüpheli şahsın suçu işlediğine dair yeterli somut delilleri toplaması ve yeterli şüpheye ulaşması ile iddianame düzenlenir. Bunun aksi durumunda yeterli şüphe oluşmadığında Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse dosya doğrudan kovuşturma evresine geçmez, tekrar soruşturma evresinde incelenir. İtiraz reddedilirse dosya kapanır. İtirazı inceleyecek olan merci Sulh Ceza Hakimliğidir. Her koşulda iddianame düzenlendiği takdirde dosya kovuşturma evresine geçecektir. Soruşturma evresinde şüpheli konumunda olan fail de kovuşturma evresinde sanık konumuna geçecektir.

Kovuşturma Evresi

Kovuşturma evresi; görevli ve yetkili mahkemenin Cumhuriyet Savcılığı’nın sunduğu iddianameyi kabul etmesi ile başlar ve yargılama sürecini ifade eder. Kovuşturma evresi mahkeme tarafından yürütülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere soruşturma evresinde şüpheli olan şahıs kovuşturma evresinde sanık olarak isimlendirilir. Kovuşturma evresinde sözlü yargılama yapılır ve yargılamalar duruşmalı olarak ilerler. Duruşmada sanık ve sanık vekili dinlenir bunun yanı sıra müşteki yani şikâyet eden kişi de dinlenir. Ayrıca müşteki sıfatına sahip olan taraf, katılma talebi sunduğu takdirde mahkemenin kabulü ile katılan sıfatına sahip olur.

Sanığa verilecek ceza kovuşturma evresinin sonunda belirlenir. Ancak sanık bu aşamadan önce kendisine isnat edilen suçu ve cezasını tam olarak öğrenmiş olmalıdır. Ayrıca cezalandırılması için de suçu işlediği sabit olmalıdır. Örneğin Yağma suçunun faili olarak iki şüpheli varsa ancak hangisinin suçu işlediği sabit değilse her ikisi de beraat edecektir. Bununla birlikte, kovuşturma evresi neticesinde verilecek kararlar beraat, HAGB hatta zamanaşımına uğradığı takdirde davanın düşmesi şeklinde sıralanabilir. Yağma suçunun kovuşturma evresi tamamlandığında sanığın suçu işlediği sabit ise verilecek ceza 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olarak belirlenecektir. Artırım ve indirim nedenlerinin uygulanması da mahkemenin takdirine kalacaktır.

Yağma Suçunda Gözaltı ve Tutukluluk

Bir kişi hakkında gözaltı kararı verilebilmesi için bu kişi hakkında somut delillerin var olması gerekir. Cumhuriyet Savcılığı gözaltı kararı verir vermez kişinin fotoğrafı çekilir ve parmak izi alınır. Aynı zamanda şüphelinin kendisine gerekli bilgiler verilmeli ve hekime götürülerek muayenesinin yapılması gerekir. Gözaltı süresi her ne kadar Olağanüstü Hal Durumlarında (OHAL) 30 güne kadar çıksa da uluslar arası bir sözleşme olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde en fazla 4 gün olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte kişinin tek başına işlediği suçlarda belirlenen gözaltı süresi ile toplu olarak işlenen suçlarda gözaltı süreleri birbirinden farklı olarak düzenlenmiştir. Bunlarda 24 saati geçmemesi öne sürülmüştür. Toplu  olarak işlenen suçlarda (birden fazla sanığı olan) bu süre 4 güne kadar uzatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nu madde 91’de geçen fıkrada mülki amirlerin talimatı ile belirlenen bazı kolluk amirlerine bir kişiyi 24 saate kadar gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Bu yetki tabi ki suçlara göre belirlenmektedir. Yağma suçunda da, savcının gözaltı kararı ile failin gözaltına alınması mümkündür.

Tutuklama kararı ise Ceza Muhakemesi Kanunu madde 100 ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiştir. Tutuklama suç işlendiğine ilişkin kuvvetli, yoğun kuşku bulunan bir kişinin özgürlüğünün kesin hüküm öncesi mahkeme kararı ile kısıtlanmasıdır. Tutuklamanın amacı ceza yargılamasının yapılmasını sağlamaktır. Ayrıca sanığın ileride olabilecek bir infazı da gerçekleşmiş sayılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki tutuklama kararını verebilecek tek merci mahkemelerdir. Cumhuriyet savcılıkları tutuklama kararı veremez yalnızca tutuklanmayı talep edebilir. Tutuklama kararının verilemeyeceği birtakım durumlar kanun kapsamında düzenlenmiştir. Örneğin kişi hakkında yalnızca adli para cezasını gerektiren bir suçtan dolayı yargılama yapıldı ve buna ilişkin ceza verildiyse tutuklama kararı verilmez. Bununla birlikte vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar dışında en fazla 2 yıl hapis cezası belirlenen suçlar hakkında da tutuklama kararı verilemez. Yağma suçunda da tutuklama kararı verilmesi mümkündür. CMK 102/1gereğince Yağma suçunda tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir. Tutuklamanın somut koşulları bulunmaktadır. Bu koşullar şu şekilde sıralanabilir:

İfade, Savunma ve Yargılama Süreci

İfade, kişi hakkında yapılan suç duyurusu ve şikayet nedeniyle olay hakkındaki bilgi ve savunmasının alınması için yapılan bir usuldür. Nitekim Yağma suçu şikayete tabi bir suç olmadığından gelen ihbar ya da şikayet üzerine soruşturma başlamasının yanı sıra resen de soruşturma başlatılabilir. Bu nedenle, mağdur şikayette bulunduğu için suç hakkında beyanları alındıktan sonra failin ifadesi de alınır. Eğer şüpheli şahıs ifadeye gitmiyorsa bu durumda hakkında yakalama kararı çıkarılacaktır. İfade kolluk görevlileri tarafından alınabileceği gibi bizzat Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilir. Buna benzer şekilde sorgu ise şüpheli ya da sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda kovuşturma evresinde suç hakkında dinlenmesidir.

Savunma hakkı ise şüpheli ya da sanığın en önemli haklarından biri olup irade özgürlüklerini ifade etmektedir. Çünkü kişi üzerine isnat edilen suç hakkında kendisini savunabilmelidir. Bu nedenle kişiye ayrıntılı olarak üzerine isnat edilen suç anlatılır. Ayrıca kendisini savunabilmesi için belirli bir süre de kişiye verilmektedir. Şüpheli şahıs kendisini bizzat savunabileceği gibi bir avukatın yardımından da yararlanabilir. AvukatOfisi Ekibi olarak bu noktada destek vermekteyiz. Yağma suçu işlendiği takdirde koruma tedbirlerinin uygulanması da mümkündür. Örneğin koruma tedbiri ve uzaklaştırma kararı konulabilir. En önemlisi de kişinin teknik araçlarla izlenmesi mümkün hale gelir. Suçun örgüt kapsamında işlenmesi halinde tanık koruma programından yararlanılması da mümkün olur. Tanık yalnızca suçun mağduru değil aynı zamanda bu kişinin yakınları da olabilir. Yargılama 5235 sayılı Kanunun 10, 11, 12. Maddeleri uyarınca ağır ceza mahkemelerinde yürütülecektir.

Şikayet Süresi, Zamanaşımı, Etkin Pişmanlık ve Görevli Mahkeme

Yağma Suçu Hakkında Mahkeme Kararları

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2016/252 Esas 2018/7939 Karar

Olay tarihinde, yaya olarak yürümekte olan yakınanı bir süre takibe alıp arkasından giden sanığın, yakınanın yanına iyice yaklaşıp kolundan tutarak ‘’Karnım aç beni doyuracaksın gardaş’’ dediği, yakınanın öğrenci olup parasının olmadığını söylemesi üzerine bu kez sanığın, müştekinin kulağına doğru yaklaşarak ‘’Sana şimdi burada bir şey yapsam, kimse bir şey yapamaz’’ diyerek yüzüne tokat atması üzerine, yakınanın cebinde bulunan 2-3 TL bozuk parayı çıkartıp sanığa verdiği, parayı alan sanığın tekrar müştekinin yüzüne tokat atıp ‘’ Hadi bakalım bir daha karşıma çıkma, seni burada görmeyeyim’’ dediği; yakınanın sanığa dikkatli dikkatli baktığı sırada ‘’ Sana git diyorum gitmiyon mu lan’’ diyerek pardösünün iç cebinden çıkardığı ele geçirilemeyen bıçağı müştekiye gösterip bir kez daha yüzüne tokatla vurması üzerine yakınanın sanığın yanından ayrılması şeklinde gerçekleşen olayda; eylemin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a maddesinde düzenlenen silahlı yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden; yazılı şekilde sanığın yağma suçundan TCK’nın 148/1, tehdit suçundan ise 106/2-a maddeleri uyarınca ayrı ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi, sanığın, yakınanın zararını kovuşturma aşamasında giderdiğinin kabulü karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168/3-1 maddesi uyarınca 1/3 oranına kadar indirim yapılabileceğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2016/5983 Esas 2017/1508 Karar

“Sanık ile maktulün; evinde 3 ay önce badana yapması nedeniyle tanıştıkları, olay günü sanığın maktulün evine gittiği, maktulün evde bulunan para ve değerli eşyalarını almak istediği, maktulün vermek istemediği aralarında çıkan tartışma sırasında maktulü itekleyerek yere düşürüp etkisiz hale getirdiği, evde bulunan maktule ait araç anahtarı ile araç ruhsatını, cep telefonunu ve cüzdanını alarak evden dışarı çıktığı, kapının önünde park halinde bulunan maktule ait aracı alarak ayrıldığı, alınan Adli Tıp raporuna göre, maktulün sanık ile aralarında geçen tartışma ve darp olayının tetiklediği akud kardiyak atağa bağlı olarak öldüğü, sanığın maktule basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte iteklemek suretiyle müdahalesinin olduğu ancak ölüm olayı ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunduğu olayda;

1- Sanığın maktulü daha önceden tanıması evinin boya badana işlerini yapması da dikkate alındığında maktuldeki kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediği araştırılarak sonucuna göre;

a- Bildiği tespit edildiği takdirde TCK’nun 22/3 ve 86/2 maddeleri yollamasıyla aynı Yasanın 85.maddesi uyarınca bilinçli taksirli öldürme suçundan,

b- Bilmediği tespit edildiği takdirde ise TCK.nun 22/2 ve 86/2 maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 85. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi yerine eksik soruşturma sonucu olayda uygulama yeri bulunmayan neticesi sebebiyle ağırlaşan yaralama sonucu öldürme suçundan hüküm kurulması;

2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;

Sanığın maktule ait maddi değeri olan araç anahtarı ile aracını, araç ruhsatını ve cep telefonunu maktulü etkisiz hale getirmek suretiyle ölmeden önce aldığı anlaşılmakla yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin suç niteliğinde hata edilerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması, BOZMAYI gerektirmiş

Yargıtay 6. Ceza Dairesi  2016/4529 Esas 2019/1632 Karar

Oluş ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde Silivri 4 Nolu Cezaevinde tutuklu olarak bulunan mağdur …’e … E Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanık …’nun yazdığı mektupta “…Bayrampaşa Özel Tip Cezaevi yıl 1997, hani sen karanlık dalgalı bir denizde idin. Hani ben sana can simidi olmuştum, ve canına can vermiştim. İşte şimdi yine aynı kulvardayız sana bu sefer cankurtaran olacak ve seni aydınlığa çıkaracak olanda yine benim. Bana ihanet edenler bir bir ölüyorlar. İhanet sinemi delse de kurşun artık acı vermiyor. Bu yüzden senden isteğim var bana maddi yardım lazım. Öncelikle bana ulaş sana izah ederim… Adım sağ soyadım ölüm…” şeklinde ifadeler kullanmak suretiyle müştekiyi tehdit ederek para talep ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’nun eyleminin yakınan …’a yönelik yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA

Yargıtay Kararlarına Buradan Ulaşabilirsiniz

Yağma Suç Duyurusu Dilekçesi

(Suçun İşlendiği Yer) CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

MÜŞTEKİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

VEKİLİ : AvukatOfisi Ekibi

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. No:2 Koç İkiz Kuleleri B Blok Kat:4 Daire:7,  06530 Çankaya

ŞÜPHELİ: İsim Soyisim (TC Kimlik No) – (Adres Bilgileri)

SUÇ: Yağma Suçu (TCK Madde 148)

SUÇ TARİHİ: …/…/…

SUÇ YERİ: (…)

KONU: Şüpheli şahıs hakkında işlemiş olduğu Yağma suçu nedeniyle soruşturma başlatılması ve soruşturma neticesinde şahıs hakkında kamu davası açılması taleplerimizi havidir.

AÇIKLAMALAR

“…/…/… tarihinde saat … sularında … adresinde bulunan … (olayın gerçekleştiği yeri belirtin, örneğin evim, iş yerim vb.) … (şüpheli ile ilişkinizi belirtin, örneğin tanımadığım bir şahıs, … isimli kişi vb.) tarafından yağma suçuna maruz kaldım. Şüpheli … (şüphelinin kullandığı araç ve varsa eşkali hakkında bilgi verin), … (şüphelinin eylemlerini anlatın, örneğin beni darp ederek, silah zoruyla vb.) … (yağmalanan malları listeleyin, örneğin … TL para, cep telefonu, cüzdan vb.) zorla elimden aldı. Olay esnasında … (varsa tanıkların adını ve soyadını belirtin) isimli kişiler de olaya şahit olmuştur. Şüphelinin bu eylemleri sonucunda …(maddi ve manevi zararlarınızı belirtin, örneğin … TL maddi zararım oluşmuştur, psikolojik olarak çok kötü etkilendim vb.)”

HUKUKİ SEBEPLER: TCK ve ilgili her türlü yasal mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Tanık, yemin, sözleşmeler, fotoğraf görüntüleri, mesajlar ve ilgili her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle şüpheli şahıs hakkında soruşturma başlatılmasını, soruşturma sonucunda kamu davası açılması yönünde karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz. (Tarih)

Müşteki Vekili

AvukatOfisi Ekibi

(e-İmza)

Sıkça Sorulan Sorular

Yağma suçları nelerdir?

Yağma suçu; bir kişiyi, kendisine ya da yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı ile, malvarlığını zarara uğratacağından bahisle tehdit veya cebir uygulayarak malın teslimine veya alınmasına karşı koyamamaya mecbur bırakmak suretiyle işlenebilir. Bunun dışında cebir veya tehdit ile mağdurun kendisini ya da başkasına borç altına sokacak senedi, vesikayı vermeye, vesikanın alınmasına karşı koymamaya mecbur etmek, borç altına sokacak ancak ileride senet haline gelecek kağıdı imzalamaya mecbur etmek, borç altına sokacak senedi imha etmeye veya imha etmesine karşı koymamaya mecbur etmek suretiyle de yağma suçu işlenebilir.

TCK’nın 148 maddesi nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148. Maddesi Yağma başlığını taşır ve basit yağma suçunu düzenler.

Yağma suçu şikayete bağlı mı?

Yağma suçu ve nitelikli halleri takibi şikayete bağlı olmayan, resen takibi gereken suçlardır. Ayrıca, kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde de, kullanılan cebirin veya tehdidin niteliği gereği TCK’nın  106 veya 86’ıncı maddesi uyarınca şikayete bağlı suç kapsamına girerse, suç şikayete bağlı hale gelecek aksi takdirde resen takibi gerekecektir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

AvukatOfisi Ekibi, AvukatOfisi Ekibi Bürosu’nun kurucusudur. Av. AvukatOfisi Ekibi Ankara barosu üyesidir. Baro sicil numarası 30381’dir.

Avukat AvukatOfisi Ekibi

, lise eğitimini Bursa Polis Koleji’nde tamamladıktan sonra yüksek öğrenimine Ankara Polis Akademisi’nde başlamış ve 2011 yılında ayrılmıştır. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayarak başarı bursu ile üç yılda dönem ikincisi olarak mezun olmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular

S1. Yağma Suçu ve Cezası nedir?

Yağma Suçu ve Cezası hakkında yasal süreç ve dikkat edilmesi gerekenler için avukatınıza danışmanız önerilir.

S2. Yağma Suçu ve Cezası nasıl yapılır?

Yağma Suçu ve Cezası süreci, ilgili kanun hükümlerine göre şekillenir ve her dosya özgündür.

S3. Yağma Suçu ve Cezası ne kadar sürer?

Hukuki süreçlerin süresi, dosyanın karmaşıklığına ve mahkeme takvimine bağlıdır.

S4. Yağma Suçu ve Cezası masrafı ne kadardır?

Hukuki süreç masrafları, davanın türüne ve süresine göre değişiklik gösterir.

S5. Yağma Suçu ve Cezası için hangi belgeler gerekli?

Gerekli belgeler davanın türüne göre farklılık gösterir; detaylı bilgi için avukatınıza başvurunuz.

S6. Yağma Suçu ve Cezası zorunlu mudur?

Hukuki süreçlerde profesyonel destek almak, hak kayıplarını önlemek açısından önemlidir.

Hukuki tavsiye değildir. Herhangi bir konuda bilgi almak istiyorsanız mutlaka avukatınıza danışmanız gerekmektedir.

Avukat  Müteveffa Ne Demek? (2026)
AVUKATI ARA